Bare Minimum Monday: Haftaya Yavaş Başlamak

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın

Bare Minimum Monday Nedir?

Bireyler, yeni bir yıla girerken veya yeni bir haftaya başlarken kendilerine birçok farklı hedef belirleme eğiliminde olabilirler. Bu hedefler onların beklentilerine göre şekillenebilir. Örneğin hafta başında diyete başlamak, iş alanında daha verimli olmak, sosyal ilişkilerde daha aktif olabilmek bu hedeflerden birkaçı olabilir. Hedeflere ulaşmadaki yolculuk bazen kolay olabilse de bazı durumlarda yorucu bir hale gelebilir. Bireylerin kendi potansiyellerini göz ardı ederek hedeflediği planlar ve istekler çoğu zaman onları hayal kırıklığına uğratabilir. Zaman zaman bireylerin iç dünyalarında alevlenen beklentiler onları hep daha fazla eylem yapma ve daha fazla çabalama davranışına yönlendirebilir.

Her ne kadar bir konuda çabalamak ve daha iyisini yapma motivasyonuna sahip olmak bireyleri başarıya taşıyabilse de bu durum uzun vadede tükenmişlik hissine sebep olabilir. Özellikle mesleki konuda çok yoğun bir hırsla ve bitmek bilmeyen rekabet duygusuyla hareket eden bireyler bir süre sonra kendilerini bu duyguların yarattığı bir huzursuzluğun ve çaresizliğin içerisinde bulabilirler. Zaman zaman meslekleri için verdikleri emeklerin ve büyük fedakarlıkların istedikleri gibi sonuçlanmadığını düşünebilirler. Bu karşılıksız çabanın en büyük nedeni iş dünyasında birçok farklı bileşenin etkili olmasıdır.

Ekonomik faktörler, sektörde çalışan diğer bireyler ve buna bağlı olarak gelişen sosyal ilişkiler bireylerin bireysel olarak gösterdikleri çabalara gölge tutabilir. Bireylerin mesleki hayatlarındaki dış etkenleri kendi sorumluluklarıymış gibi görmeleri kendilerine karşı bir haksızlık olarak ele alınabilir.

Bare Minimum Monday İş Performansını Nasıl Etkiler?

‘Bare minimum Monday’ ifadesi bireylerin mesleki açıdan en az çabayla sadece gerekli olabilecek ve önemli görevleri tamamlamalarıyla açıklanabilecek bir uygulamadır. Bireyler, bu ilkeyi hayatlarında aktif bir hale getirmekle yeni bir haftada onlardan beklenen veya kendilerinden bekledikleri verimliliğin dozunu daha gerçekçi bir hale getirmiş olabilirler. Birçok birey haftanın bitimine doğru kaygı yaşayabilir. Bu kaygının temel nedeni iş alanında onlardan beklenen yüksek performans beklentisi olabilir. Bireylerden çoğu zaman kendilerini işlerine adamaları ve ellerinden gelenin çok daha fazlası talep edilebilir.

Bazı şirketler bireylerin ne kadar çok çalışırlarsa o kadar çok verimli olacaklarını savunurlar.1 Fakat bu bir bakıma yanlış ve uygulanması yıpratıcı bir politika olabilir. Verimlilik çoğu zaman bireylerin kendilerine özgü var olan kapasitelerine göre değişkenlik gösteren bir olgu olarak karşımıza çıkar. İş yerinde psikolojik iyi oluş ve motivasyonun da önemli bir rol aldığı verimlilik konseptinde kişilerin psikolojik refahının göz ardı edilerek çok büyük beklentiler içine girilmesi son derece yanlış olabilir.

Az Çalışmak Verimliliği Düşürür mü? Şirketler Neden Daha Fazlasını Bekler?

Günümüzde popülerleşen bare minimum Monday kavramı bazı şirket yöneticileri tarafından benimsenmiş olsa bile dala daha çok yaygın bir politika haline gelmemiştir. Bu kavramın daha genel bir kural haline gelmesi durumunda iş yerinde çalışanların izin alma oranları düşüş gösterebilir.1 Bazı izin alma durumları psikolojik iyi oluşun olumsuz bir şekilde etkilenmesiyle açıklanabilir. Ayrıca iş yükünün kademeli bir şekilde dağılım göstermesi de bireylerin kendilerini iş konusunda daha motive olmalarına ve kendilerini daha yeterli hissetmelerine yol açabilir. Haftaya olağan derecede sakin ve minimum seviyede gerçekleşen görevlerle başlayabilmek çalışanların iş konusunda yaşadıkları stresi son derece azaltabilir. Hafta sonundan başlayan ve günlerce sürüp bireylerin anı yaşamasını da olumsuz bir şekilde etkileyebilen işe geri dönme anksiyetesi bireylerin haftaya yavaş adımlarla başlamalarıyla çözümlenebilir.

Hayatı Yavaş Yaşama Felsefesi: Yavaş Yaşam (Slow Living) Nedir?

Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sonucu bireylerin hayatlarına büyük ölçüde bir hız gelmiştir. Artık yeni bilgilere erişebilmek, farklı işleri aynı anda ve kısa bir süre içerisinde halledebilmek oldukça olağan bir hal içerisindedir. Sosyal medya kullanırken bile birçok birey, platformlarda yer alan videoları ve gönderileri sayfada hızlı bir şekilde kaydırarak ilerlemektedir. Kısa bir zaman içerisinde bir görev gibi yapılan bu eylem bireylerin çok kısa bir zaman diliminde birçok farklı uyarana ve bilgi yığınına maruz kalmasına sebep olur. Bu durumun ne kadar faydalı bir durum olup olmadığı veya alışkanlık olup olmadığı tartışılan bir konu haline gelmiştir. Fakat bu eylemin hayatı yavaş yaşamaya engel olabileceği bir gerçek olabilir.

Bireyler sosyal medyada veya internetin kendisinde akışta olan ve hızlı bir şekilde önlerine çıkan bilgilere alışmış olabilirler. Bu alışkanlık ise onların bir şey için çabalamamalarına ve her şeyin hızlı bir şekilde ortaya çıkmasını istemelerine yol açabilir. Hayatımızdaki olayların ve durumların hızlı bir şekilde değişmesini beklemek çoğu zaman bizleri yorabildiği gibi imkânsız da olabilir. Bunun asıl sebebi ise hayatın kendisinin bizim kontrolümüz dışında bir akışının olmasından kaynaklanabilir. Her olayın veya durumun kendi içerisinde bir süreci vardır ve çözümlenebilmeleri için zamana gerek olabilir. Örneğin, psikolojik açıdan bizleri yıpratan bir problem veya duygunun geçebilmesi için zamana ihtiyacımız olabilir. Bu olumsuzluk olarak baktığımız durumun geçmesi için yapabileceklerimiz elbette vardır fakat yine de hemen geçmesini sağlayamayabiliriz. Bazı durumlarda bu duyguyu kavrayabilmemiz, gerektiğinde açığa vurabilmemiz, ders çıkarabilmemiz gerekebilir ve bu süreç anında gerçekleşebilen bir yolculuk değildir.

Yavaş yavaş gerçekleştirdiğimiz eylemler bizlere daha fazla keyif sunabilir. Bunun en büyük sebeplerinden biri bu eylemleri yaparken anı yaşamaya daha yakın olmamızdan kaynaklanabilir. Yavaşça gerçekleştirilen eylemlerde farkındalığımızı ve o duruma karşı olan bilincimizi daha esnek bir şekilde kullanabiliriz. Örneğin yavaş yenen bir yemekte; o yemeğin tadını, yiyeceğin dokusunu daha net ve doğru bir şekilde ayırt edip tadına varabiliriz. Bu durum hayatımızın ilişkiler alanında da geçerli olabilir.

Yavaş İlerleyen İlişkiler Neden Daha Sağlıklı?

Yavaş ilerleyen arkadaşlıklarda veya romantik birlikteliklerde karşımızdakinin bizlerde yarattığı duyguları daha keskin bir şekilde ayırt edebilir, analizden geçirebiliriz. Ancak hızlı ilerleyen ilişkilerimize uzaktan baktığımızda bütün duyguların iç içe geçtiğini gözlemleyebilir kendimizi o ilişkinin içerisinde kayboluyormuş gibi hissedebilir. Bir insanı tanımak uzun bir sürece yayılan bir örüntü gibidir. Karşımızdakinin kişiliğini ve duygusal dünyasının bir kısmını onların kendilerini anlattıkları kadarıyla görebiliriz. Fakat tanıma aşamasını daha da ilerletmek istediğimiz takdirde onların belirli olaylar ve durumlar karşısındaki tutumları bizlere onlar hakkında ışık tutabilir. Bu da ancak yavaş adımlarla gerçekleşebilir.

Yavaşlamak Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?

Zaman zaman zihnimizdeki düşünceler de hızlarını kesmeden oluşmaya devam ederler. Bu oluşumlar beynimizin doğal bir parçası olabilse bile bazı durumlarda bizleri rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Örneğin, kaygı yaratan düşüncelerin hızlı bir şekilde akışta olması bizlerin anda kalabilmesini etkileyebildiği gibi uzun vadede psikolojik ve fizyolojik iyiliğimizi de etkileyebilir. Bu yüzden kendi iç dünyamızda da hayatı yavaş yaşama felsefesine uygun bir şekilde hareket etmeye çalışmak bizlerin sağlığı üzerinde de oldukça olumlu bir etkiye sahip olabilir. Yavaş hareket etmeye çalışmak anda kalabilmeyle bağlantılı olabildiğinden bireyler tarafından bu konuya dair alıştırmalar yapılabilir.

Meditasyon teknikleri uygulamak, nefes egzersizi yapmak bizlerin yaşadığımız ana bağlı kalmasını sağlayarak yaşantımıza olan bilincin ortaya çıkmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca yavaş hareket ettiğimizde dikkatli olma kapasitemizin doğru orantılı bir şekilde arttığını fark edebilirsiniz. Hayatın tadına varabilmenin ve sahip olduğumuz güzelliklere daha bilinçli bir şekilde yaklaşabilmek yavaş atılan adımlarla mümkün bir hale gelebilir.

Kaynakça

  1. What is a bare minimum Monday?. indeed. (n.d.). https://uk.indeed.com/hire/c/info/bare-minimum-monday
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın