İstediğin Halde Başlayamamak: “Yapmak İstiyorum Ama Yapamıyorum” Sorununun Psikolojik Nedeni

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın

Bilgisayarın başında oturuyorsunuz. Yapmanız gereken iş son derece net. Teslim tarihi hızla yaklaşıyor. Bu işi yapmayı gerçekten istiyorsunuz. Zihninizin içinde yankılanan o ses sürekli "Hadi, sadece küçük bir adımla başla" diyor. Bedeniniz sanki görünmez bir güç tarafından koltuğa çivilenmiş gibi kıpırdamıyor. Parmaklarınız klavyeye gitmiyor. Saatler geçiyor. Stres seviyeniz giderek artıyor. Göğsünüze çok ağır bir öz güvensizlik hissi oturuyor. Dışarıdan bakan biri için bu durum basit bir tembellik, şımarıklık veya iradesizlik gibi görünebilir. Sizin iç dünyanızda ise derin ve sessiz bir fırtına kopuyor.

İnsan zihni karmaşık hedefler belirleme ve bu hedeflere ulaşmak için uzun vadeli stratejiler geliştirme konusunda eşsiz bir kapasiteye sahiptir. Klinik psikolojinin en sık karşılaştığı ve insanların yaşam kalitesini en derinden sarsan durumlardan biri, niyet ile eylem arasındaki bu köprünün aniden çökmesidir. Bireyin ne yapması gerektiğini çok iyi bilmesine ve o işe başlamayı içtenlikle istemesine rağmen eyleme geçemediği bu donma hali, toplum tarafından genellikle yanlış etiketlenir 1. Kişinin iç dünyasında derin bir suçluluk yaratan bu kilitlenme durumu, beynin üst düzey yönetim mekanizmalarındaki nörobilişsel bir aksaklığın, spesifik olarak yönetici işlev bozukluğunun bir sonucudur 2.

Eyleme geçememe hali basit bir zaman yönetimi beceriksizliği değildir. Bu durum beynin ön lobu tarafından yönetilen bilişsel kontrol ağlarının anlık olarak iflasını temsil eder 3. Bir göreve başlamak sanıldığından çok daha karmaşık bir nörolojik senfonidir. Bireyin öncelikle dikkatinin dağılmasını engellemesi, görevin adımlarını zihninde tutması, değişen koşullara uyum sağlaması ve o anki negatif duygularını tolere edebilmesi gerekir. Bu sinirsel ağların işleyişinde meydana gelen yapısal veya kimyasal bir aksaklık, kişinin "yapmak istiyorum yapamıyorum" şeklinde ifade ettiği o acı verici görev felcini tetikler 4.

beyin ve nöronlar üzerinden yönetici işlevleri ve zihinsel süreçleri temsil eden görsel

Yönetici İşlevler Nedir? Beynin “Yönetim Sistemi” Nasıl Çalışır?

İnsanın amaca yönelik davranışlar sergilemesini sağlayan sistem, psikoloji literatüründe "yönetici işlevler" olarak adlandırılır. Yönetici işlevler, beynin öz yönetim sistemi veya orkestra şefi olarak kabul edilir. Düşünceleri, duyguları ve davranışları belirli bir hedefe yönlendirmek amacıyla eşgüdümlü olarak çalışan üst düzey bilişsel süreçler bütünüdür 5. Bu işlevler bireyin dürtüsel tepkiler vermek yerine durup düşünmesini, plan yapmasını ve dikkati bilinçli bir şekilde yönlendirmesini mümkün kılar.

Nöropsikolojik araştırmalar yönetici işlevlerin beynin ön bölgesinde yer alan prefrontal korteks tarafından yönetildiğini gösterir. Sağlam bir yönetici işlev kapasitesi, prefrontal korteks ile beynin diğer bölgeleri arasında kusursuz işleyen sinirsel ağlara bağımlıdır 6. Bu ağların olgunlaşması çocuklukta başlar ve yirmili yaşların ortalarına kadar devam eder. Ergenlerin ve genç yetişkinlerin dürtüsel kararlar alıp uzun vadeli planlama yapmakta zorlanmalarının biyolojik nedeni tam olarak bu sistemin gelişimini henüz tamamlamamış olmasıdır.

Yönetici İşlevlerin 3 Temel Bileşeni

Karmaşık insan davranışının temelini oluşturan yönetici işlevler, birbirleriyle sürekli iletişim halinde olan üç temel bileşene ayrılır 7.

Çalışma Belleği Nedir?

Birinci bileşen çalışma belleğidir. Çalışma belleği, bilginin kısa süreliğine zihinde tutulması ve bu bilginin eşzamanlı olarak işlenmesi yeteneğidir. Zihnin çalışma masası olarak da düşünülebilir. Bir yemeğin tarifini okuyup uygularken önceki adımları akılda tutmak veya çok adımlı bir projeyi planlarken detayları zihinde organize etmek çalışma belleğinin sorumluluğundadır 8. Bu masa küçük olduğunda veya sallandığında, bilgiler sürekli yere düşer ve kişi ne yapacağını unutarak işe başlayamaz.

Bilişsel Esneklik Nedir?

İkinci bileşen bilişsel esnekliktir. Bilişsel esneklik, değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilme ve bir görevden diğerine pürüzsüzce geçiş yapabilme becerisini ifade eder. Bu işlevde aksama yaşayan bireyler planlarında küçük bir değişiklik olduğunda büyük bir öfke veya panik yaşarlar. Zihinleri yeni duruma adapte olmak için gereken esnek geçişi sağlayamaz.

Dürtü Kontrolü Neden Önemli?

Üçüncü bileşen ise dürtü kontrolüdür. Bireyin anlık heveslerine, dikkat dağıtıcı dış uyaranlara veya alışılagelmiş davranışlara karşı koyabilme yetisidir 9. Çeldiricilere rağmen asıl hedefe odaklanmayı sağlayan bu mekanizma, erteleme davranışının engellenmesinde kritik bir role sahiptir. Birey dürtülerini frenleyemediğinde, odaklanması gereken zor bir rapor yerine anında sosyal medyaya yönelir.

Russell Barkley’nin Bütünleştirici Yönetici İşlev Teorisi

Yönetici işlevlerin doğasını ve eyleme başlama süreçlerini açıklayan en devrimsel teorilerden biri Dr. Russell Barkley tarafından geliştirilmiştir. Barkley'nin modeli, sorunun sadece bir dikkat eksikliği olmadığını, temelde bir davranışsal frenleme ve öz düzenleme sorunu olduğunu bilimsel bir çerçeveye oturtur 10.

Barkley'e göre tüm karmaşık yönetici işlevlerin temelinde tek bir ana mekanizma yatar. Bu mekanizma bireyin bir uyaran ile o uyarana vereceği tepki arasına bir zaman boşluğu yerleştirebilme yeteneğidir 10. Bu anlık duraksama gerçekleşmeden beynin diğer üst düzey işlevlerinin devreye girmesi imkansızdır. Birey anlık bir rahatlama veya kaçma dürtüsünü durdurabildiği saniyede beynin dört kritik sistemi sahneye çıkar:

Geçmiş deneyimlerin zihinde canlandırılarak geleceğin öngörülmesi sağlanır. Zaman algısı bu şekilde oluşur. Dışa dönük konuşmalar zihnin içine çekilerek kişiyi yönlendiren içsel bir sese dönüşür. Sıkıcı veya yorucu bir görev karşısında içsel motivasyon üretilerek duygular düzenlenir. Karmaşık işler küçük ve yönetilebilir alt parçalara bölünerek yeni eylem planları yaratılır 11.

Birey nörobiyolojik nedenlerle bu duraksamayı yaşayamazsa, o anki sıkıntı veya kaygı duygusunu durduramaz. İçsel konuşma devreye girip kişiyi motive edemez. Çalışma belleği görev adımlarını zihinde tutamaz. Sonuç olarak eyleme geçiş asla gerçekleşmez. Bu durum kişinin tembel olduğu anlamına gelmez. Eyleme geçişi sağlayan nöropsikolojik basamakların arasındaki bağlantıların koptuğunu gösterir.

zaman yönetimi ve görev planlamasını temsil eden saat ve planlama temalı görsel

Yönetici İşlev Bozukluğu Fenomeni ve Günlük Hayat

Yönetici işlev bozukluğu, beynin yönetim sisteminin tıkandığını gösteren ve bireyin eylemlerini hedef odaklı bir şekilde organize etme kapasitesindeki kronik aksamaları ifade eder 12. Bu durumu yaşayan bir birey, son derece zeki ve yetenekli olsa bile, zihinsel kapasitesini faydalı bir eyleme dönüştürmekte yapısal bir zorluk yaşar. Günlük yaşamda bu durum çeşitli şekillerde karşımıza çıkar:

Görev Başlatma ve Planlama Sorunları: Önemli projelere, ödevlere veya ev işlerine son dakikaya kadar başlayamamak en yaygın belirtidir. Kişi görevin adımlarını zihninde sıralayamaz ve nereden başlayacağını bulamamanın yarattığı bilişsel yük altında ezilir.

Organizasyon ve Sürdürülebilir Dikkat: Odaların veya çalışma masasının kısa bir kriz anında mükemmel şekilde temizlenip hemen ertesi gün tekrar devasa bir kaosa sürüklenmesi sıklıkla yaşanır. Kişi uzun vadeli sistemler kuramaz ve davranışı dışsal bir baskı olmadan sürekli hale getiremez. Bu süreçte odaklanma ve dikkat sorunları bireyin enerjisini tamamen tüketir.

Çeldiricilere Karşı Koyama: Çok küçük bir bölünmede, örneğin telefona gelen tek bir mesajda asıl işten tamamen kopmak ve o işe saatlerce geri dönememek oldukça tipiktir. Zihin çeldiriciye karşı koyamaz ve asıl görevin bilgilerini saniyeler içinde kaybeder.

Zaman Körlüğü: Banka hesabında para olduğu ve borcunu ödemek istediği halde faturaları sürekli geciktirmek bu sorunun bir parçasıdır. Zaman körlüğü nedeniyle kişi görevin aciliyetini algılayamaz ve adımları planlayamaz.

Duygu Düzenleme Güçlükleri: Plandaki ufak bir sapmada, küçük bir eleştiride veya beklenmedik bir durumda yoğun öfke, ağlama veya yıkım yaşamak sık görülür. Beynin duygu merkezi olan amigdalanın tepkileri mantıksal merkez tarafından baskılanamaz.

Bu zorlukları yaşayan birey eylemlerinin olumsuz sonuçlarını rasyonel olarak çok iyi bilir. Faturanın gecikmesi durumunda elektriğin kesileceğinin veya ödevin yapılmaması halinde dersten kalınacağının farkındadır. Beynin bilme merkezi ile yapma merkezi arasındaki bağlantı kopuktur. Bilgi eyleme dönüşmez.

Erteleme ile Görev Felci Arasındaki Farklar

Popüler kültürde bir işe başlamama durumu genellikle sadece "erteleme" kelimesiyle geçiştirilir. Psikolojik dinamikler ve içsel deneyimler açısından erteleme ile görev felci birbirinden tamamen farklı iki olgudur 13. Bu ayrımın net bir şekilde yapılması doğru çözüm yollarının bulunması için hayati önem taşır.

Erteleme, temelinde bir zaman yönetimi sorunu değil, hatalı bir duygu düzenleme stratejisidir. Kişi bir görevin kendisinde yarattığı can sıkıntısı, kaygı, yetersizlik hissi veya korku gibi olumsuz duygulardan kaçmak ister. Zihin acıdan kaçınmaya programlı olduğu için kişi o anki olumsuz duygularla yüzleşmek yerine anında rahatlama sağlayan sosyal medyaya veya dizi izlemeye yönelir. Erteleyen kişi "Bunu sonra yaparım, yarın kesin daha enerjik olacağım" diyerek kendini kandırır. Bu bilinçli bir duygusal kaçıştır.

Görev felci ise tamamen istemsiz, akut ve dehşet verici bir nörolojik kilitlenme durumudur. Görev felci yaşayan birey o işi yapmayı şiddetle ister. Görevin aciliyetinin tamamen farkındadır. Bilgisayar ekranına saatlerce bakar. Bedeni motor eylemi başlatacak o ilk kıvılcımı üretemez 14. Bu iki kavram arasındaki temel farklar günlük hayata şu şekilde yansır:

İrade ve Tercih Farkı: Ertelemede kişi geciktirmeyi bilinçli olarak seçer ve rahatlatıcı bir çeldiriciye aktif olarak yönelir. Görev felcinde ise durum tamamen istemsizdir. Kişi eylemi başlatmak ister ama bedeni kilitlenir. Başka bir eğlenceli faaliyete de geçiş yapamaz, sadece donup kalır.

Psikolojik Hedef: Ertelemenin amacı görevin yarattığı kaygıdan kaçarak anlık duygusal haz sağlamaktır. Görev felcinin ise bir amacı veya hedefi yoktur. Bilişsel, duygusal veya duyusal aşırı yüklenmenin yarattığı sistemsel bir çöküştür.

İçsel Deneyim ve Monolog: Erteleyen kişinin iç sesi "Bunu yapacak havada değilim, dizinin bir bölümünü daha izleyip öyle başlarım" der. Görev felci yaşayan kişi ise "Bunu mutlaka yapmam lazım, neden kalkamıyorum, neden en ufak bir adım atamıyorum?" diyerek derin bir çaresizlik ve beyin sisi yaşar.

Anendofazi Nedir? (İç Sesin Olmaması)

Eyleme geçme sürecinde bireylerin iç dünyalarında ne olup bittiğini anlamak için içsel konuşma mekanizmasına bakmak gerekir. Bizler gün içinde "Şimdi masadan kalk, önce bir kahve yap, sonra raporun ilk cümlesini yaz" diyerek kendimizi zihnimizin içinden yönetiriz 15. Bu içsel monolog beynin yürütücü işlevlerinin temel taşıyıcısıdır.

Yönetici işlev bozukluğu veya görev felci yaşayan bireylerde bu içsel diyalog mekanizması iki farklı uçta seyreder. Bazı bireylerde "Anendofazi" adı verilen, içsel bir sesin tamamen yokluğu durumu görülür. Bu bireyler dünyayı kelimelerle değil, görsel imgelerle veya soyut kavramlarla algılarlar. Kişiyi göreve yönlendirecek, adım adım motive edecek o içsel yönetmenden yoksundurlar. Zihinde eylemi başlatacak kelimeler olmadığı için kişi donup kalır.

Çok daha yaygın olan diğer senaryoda ise içsel ses yok olmamış, aksine aşırı derecede artarak kaotik bir hal almıştır. Görev felci anında kişinin zihni aynı anda yüksek sesle konuşan onlarca farklı radyo kanalına benzer. Sürekli çalan bir şarkı nakaratı, geçmişte yaşanmış utanç verici bir anı, yapılması gereken diğer on işin ağırlığı ve durmaksızın devam eden "Yine yapamıyorsun, çok tembelsin" diyen yargılayıcı bir öz eleştiri zihni işgal eder 16. Dışarıdan koltukta sakin oturuyor gibi görünen kişi, içeride devasa ve tüketici bir savaş vermektedir.

“Korkunç Duvar” Etkisi: Küçük İşler Neden Gözünde Büyür?

Kişinin gerçek potansiyeli ile sergilediği eylemleri arasındaki uçurum psikoloji dünyasında "Korkunç Duvar" metaforu ile açıklanır 17. Basit bir e-postaya cevap vermek veya bulaşıkları makineye dizmek gibi bir görev, geçmişte o görevle ilgili yaşanan başarısızlıklar ve ertelenen zamanın yarattığı suçlulukla birleştiğinde devasa, duygusal bir tuğla duvara dönüşür. Dışarıdan bakan biri için o iş sadece beş dakikalık basit bir eylemdir. Görev felci yaşayan kişi için ise tırmanılması imkansız, pürüzsüz ve yüksek bir bariyer halini almıştır.

Zaman körlüğü bu duvarın daha da büyümesine neden olur. Yönetici işlev bozukluğu olan bireyler için sadece iki zaman dilimi vardır: "Şimdi" ve "Şimdi Değil". Teslim tarihine aylar olan bir proje "şimdi değil" kategorisinde olduğu için zihinde yer tutmaz. Son gece proje "şimdi" kategorisine girdiğinde beynin stres hormonları salgılamasıyla büyük bir panik halinde iş yapılmaya çalışılır. Stres hormonlarına dayalı bu motivasyon sistemi kişiyi çok hızlı bir şekilde tükenmişliğe sürükler.

Başlayamama Sorunu Nasıl Çözülür? (Bilimsel ve Pratik Yöntemler)

Yönetici işlev bozukluğu ve görev felci "Sadece biraz iradeni kullan" veya "Daha planlı ol" gibi yüzeysel tavsiyelerle çözülebilecek sorunlar değildir. Sorun motivasyon eksikliği değil, bu niyeti eyleme dönüştürecek olan içsel işletim sisteminin anlık olarak çökmesidir. Etkili bir çözüm, çalışmayan bu içsel yönetim sistemini dış dünyaya taşıyarak eyleme geçişin önündeki engelleri stratejik olarak düşürmektir.

Başlama Eşiğini Sıfıra İndirin: Beyin karmaşık veya uzun sürecek bir görevi tek ve devasa bir blok olarak algıladığında tehdit merkezi uyarılır ve felç durumu başlar. Çözüm, görevi son derece saçma görünecek kadar küçük parçalara ayırmaktır 18. "Raporu yaz" hedefi beyni kilitler. Bunun yerine hedef "Sadece bilgisayarı aç ve boş bir Word belgesi oluştur" olmalıdır. 2 Dakika Kuralı burada devreye girer. Kişi kendine "Bu sıkıcı görevi sadece 2 dakika yapacağım ve sonra kesinlikle bırakacağım" telkininde bulunmalıdır. Amaç işi bitirmek değil, motor nöronları ateşleyip eylemsizlik halini kırmaktır.

Yönetici İşlevleri Dışsallaştırın: Zaman algınız ve hafızanız beyninizin içinde güvenilir bir şekilde işlemiyorsa bu işlevleri fiziksel dünyaya aktarmalısınız. Otuz dakika kavramı zihninizde soyut kalıyorsa, geriye doğru akan görsel zamanlayıcılar kullanmak zamanı somutlaştırır 19. Yapılacaklar listesi zihinde tutulmamalı, renkli not kağıtlarıyla göz önüne alınmalıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, masada aynı anda sadece tek bir görevin görünür olmasıdır. Uzun listeler beyni tekrar felç eder.

Öz Şefkat Geliştirin: Görev felci sırasında yaşanan "Ben yetersizim, yine başarısız oldum" şeklindeki yıkıcı içsel monolog, stres hormonlarını artırarak kilitlenmeyi derinleştirir. Geçmişte yapılan ertelemeler için kendini affetmek tembelliğe kılıf bulmak değildir 20. Amigdalanın alarm durumunu kapatıp mantıksal beynin tekrar kontrolü ele almasını sağlayan bilimsel bir stratejidir.

Nörokimyasal Aktivasyon Sağlayın: Başlamak için gerekli olan enerjiyi, yani dopamini sentetik olmayan yollarla üretmek beynin ödül sistemini harekete geçirir. Sıkıcı bir görevi sadece çok sevilen bir aktivite ile eşleştirmek harika bir yöntemdir 21. Çok sevdiğiniz bir podcasti yalnızca mutfağı toplarken dinlemeye kendinize izin vermek beyni göreve başlamak için kandırır. Aynı şekilde "Vücut İkizliği" yöntemi de son derece etkilidir. Yanınızda sessizce kendi işiyle uğraşan birinin varlığı, beyindeki ayna nöronları harekete geçirerek yalnızlık hissini azaltır ve göreve başlamayı kolaylaştırır.

Başlayamama Kronikleştiyse Ne Zaman Destek Almalısınız?

Bazen tüm bu stratejileri bilmek, kökleşmiş mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu veya dikkat sorunları gibi derin psikolojik engelleri aşmak için tek başına yeterli olmayabilir. Kararsızlığınız ve eyleme geçememe haliniz artık hayatınızı, kariyerinizi ve ilişkilerinizi sabote eden kronik bir soruna dönüştüyse bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. İçsel çatışmalarınızı çözmek ve beyninizin işleyişine uygun sağlıklı stratejiler geliştirmek için profesyonel bir online terapi desteği almak, kendinize yapabileceğiniz en değerli yatırımlardan biridir. Eylemsizlik hapishanesinden çıkış yolu, duvarı kaba kuvvetle yıkmaya çalışmak değil, beyninizin doğal mekanizmalarına şefkatle yaklaşıp alternatif kapılar inşa etmektir.

Kaynakça

  1. Barkley, R. A. (1997). Behavioral inhibition, sustained attention, and executive functions: constructing a unifying theory of ADHD. Psychological Bulletin, 121(1), 65-94.
  2. Diamond, A. (2013). Executive functions. Annual Review of Psychology, 64, 135-168.
  3. Miyake, A., Friedman, N. P., Emerson, M. J., Witzki, A. H., Howerter, A., & Wager, T. D. (2000). The unity and diversity of executive functions and their contributions to complex "frontal lobe" tasks: a latent variable analysis. Cognitive Psychology, 41(1), 49-100.
  4. Brown, T. E. (2013). A New Understanding of ADHD in Children and Adults: Executive Function Impairments. Routledge.
  5. Pychyl, T. A., & Flett, G. L. (2012). Procrastination and self-regulatory failure: An introduction to the special issue. Journal of Rational-Emotive & Cognitive-Behavior Therapy, 30(4), 203-212.
  6. Sirois, F., & Pychyl, T. (2013). Procrastination and the priority of short-term mood regulation: Consequences for future self. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115-127.
  7. Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review of quintessential self-regulatory failure. Psychological Bulletin, 133(1), 65-94.
  8. Rabin, L. A., Fogel, J., & Nutter-Upham, K. E. (2011). Academic procrastination in college students: The role of self-reported executive function. Journal of Clinical and Experimental Neuropsychology, 33(3), 344-357.
  9. Wohl, M. J., Pychyl, T. A., & Bennett, S. H. (2010). I forgive myself, now I can study: How self-forgiveness for procrastinating can reduce future procrastination. Personality and Individual Differences, 48(7), 803-808.
  10. Clear, J. (2018). Atomic Habits: An Easy & Proven Way to Build Good Habits & Break Bad Ones. Avery.
  11. Hurlburt, R. T., Heavey, C. L., & Kelsey, J. M. (2013). Toward a phenomenology of inner speaking. Consciousness and Cognition, 25(4), 1477-1494.
  12. Vygotsky, L. S. (1987). Thinking and speech. In R.W. Rieber & A.S. Carton (Eds.), The collected works of L.S. Vygotsky, Volume 1: Problems of general psychology (pp. 39-285). Plenum Press.
  13. Gollwitzer, P. M. (1999). Implementation intentions: Strong effects of simple plans. American Psychologist, 54(7), 493-503.
  14. Milkman, K. L., Minson, J. A., & Volpp, K. G. (2014). Holding the Hunger Games hostage at the gym: An evaluation of temptation bundling. Management Science, 60(2), 283-299.
  15. Ratey, J. J. (2008). Spark: The Revolutionary New Science of Exercise and the Brain. Little, Brown Spark.
  16. Neff, K. D. (2003). The development and validation of a scale to measure self-compassion. Self and Identity, 2(3), 223-250.
  17. Tuckman, B. W. (1991). The development and concurrent validity of the procrastination scale. Educational and Psychological Measurement, 51(2), 473-480.
  18. Baumeister, R. F., Bratslavsky, E., Muraven, M., & Tice, D. M. (1998). Ego depletion: Is the active self a limited resource? Journal of Personality and Social Psychology, 74(5), 1252-1265.
  19. Nigg, J. T. (2001). Is ADHD a disinhibitory disorder? Psychological Bulletin, 127(5), 571-598.
  20. Klingsieck, K. B. (2013). Procrastination: When good things don't come to those who wait. European Psychologist, 28(1), 24-34.
  21. Tice, D. M., & Bratslavsky, E. (2000). Giving in to feel good: The place of emotion regulation in the context of general self-control. Psychological Inquiry, 11(3), 149-159.
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın