Fawn Tepkisi: Tehlikeyi Azaltmak için Kendini Sevdirmeye Çalışmak

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın

Günlük hayatta bizi strese sokan durumlarla karşı karşıya geldiğimizde hepimizin verdiği otomatik tepkiler farklıdır. Bazılarımız savaşmayı, bazılarımız donmayı ve hiçbir şey yapmamayı, bazılarımız da kaçmayı seçebilir. Bunlarla birlikte, son birkaç yılda daha çok konuşulan dördüncü bir tepki daha vardır: fawn tepkisi. Fawn tepkisi, diğer bilinen savunma mekanizmaları olan savaş (fight), kaç (flight) ve don (freeze) tepkilerine kıyasla daha az bilindiği için genellikle fark edilmesi zordur1.

Fawn Tepkisi (Fawn Response) Ne Demek?

Karşımızdaki tehditlerle başa çıkma, karşımızdakinin mutlu olmasını sağlama ve onunla kurulan ilişkinin devam etmesini sağlama yöntemleriyle ilişkinin devamını sağlama yönteminin adı fawn tepkisidir. Kişinin bunu yapmasının arkasında karşı taraftan kabul görme isteği ve tehlikeyi azaltmak için çatışmadan kaçınarak kendini sevdirme ihtiyacı bulunmaktadır2. Dışarıdan bakıldığı zaman kişi, ortamın sakinliğini korumaya çalışan ve başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından ön plana koyan biri gibi görünmektedir. Fakat, bu çok uyum sağlayan ve fedakâr yapısının arkasında genellikle endişe, kabul görmeme ve sevilmeme korkusu bulunmaktadır.

Fawn Tepkisi Neden Gelişir? Çocukluk Deneyimlerinin Etkisi

Çocukluğumuzda yaşadığımız bazı deneyimler tehdit içeren bir sorunla karşılaştığımızda fawn tepkisi göstermemize neden olabilir2. Bunlar; duygusal güvenlik eksikliği, sevginin ve onayın koşullu olduğunun öğrenilmesi, duyguların bastırıldığı bir ortamda büyümek ve roller ve sınırların bulanıklaşmasıdır. Gelin, bunlara yakından bakalım.

Duygusal Güven Eksikliği ve Sürekli Uyum Sağlama İhtiyacı

Fawn tepkisi geliştirilmesinde çocukken duygusal olarak güvende hissedilmeyen bir ortamda büyümek yatıyor olabilir2. Bakımverenlerin davranışlarının ve tepkilerinin kestirilebilmesi ve diğer davranışlarıyla tutarlı olması çocuğun güvende hissedebilmesi için kritik bir rol oynamaktadır. Ayrıca, bakımverenin çocuğun duygusal ihtiyaçlarına karşılık verebiliyor olması, çocuğun güvende hissetmesi için oldukça önemlidir.

Fakat, durum bunun tersi olduğunda, yani bakım vereninin tutumu soğuk, kestirilemez ve tutarsız olduğunda çocuk tehdit olarak görebildiği bu durumlarda kendisini güvende hissedebilmek için çeşitli yöntemler geliştirebilir. Bunun için çocuk, bakım verene karşı aşırı uyum sağlayan bir tutum sergileyebilir; problem çıkarmadığı ve bakım verenini mutlu ettiği takdirde onunla olan bağı koruyabileceğini düşünebilir. Bu yüzden bakımvereninin ihtiyaçlarını kendininkilere kıyasla daha önemli görmeye başlayabilir. Bu sayede bağlanma ihtiyacını korumayı öğrenen çocuk, geliştirdiği yöntemleri bir alışkanlık haline getirebilir. Ayrıca, bu durum yetişkin olduğunda bile ilişkilerinde kendini geri plana atması ve karşı tarafı sürekli olarak memnun etmesi şeklinde gözlemlenebilir.

Sevginin Koşullu Olduğunu Öğrenmek ve People Pleasing Davranışı

Fawn tepkisinin gelişmesine temel oluşturan bir diğer faktör ise çocukken sevginin ve onayın koşullu olduğunun öğrenilmesidir. Sevgi görme ve onaylanma gibi önemli ihtiyaçların ancak belirli şartlar gerçekleştirildiğinde gösterildiğini gözlemleyen çocuk, birtakım davranışların ondan beklendiğini düşünebilir. Öğrendiği "Sorun çıkarmazsam sevilirim.", "Annemi/babamı üzmezsem beni sevmeye devam ederler.", veya "Hata yaparsam değersiz biri olurum." gibi mesajlar git gide çocuk tarafından içselleştirilebilir. Bu, çocuğun öz değer algısını başkalarından gördüğü kabul üzerinden tanımlamasına sebep olabilir4.

Dolayısıyla çocuk, sevginin ve onayın koşulsuz olmadığını öğrenebilir. Bu yüzden, bakım verenlerini memnun etmek için sürekli olarak yüksek performans sergileme ihtiyacı duyabilir ve kendisinden beklenenleri eksiksiz yerine getirerek kabul ve sevgi göreceğine inanabilir. Sorun çıkarmadığı takdirde kabul gördüğünü ve sevildiğini hisseden çocuk "people pleasing" davranışını, yani, insanları memnun etme eğilimini benimseyebilir ve diğer ilişkilerinde de bu tutumu sergileyebilir. Bunun yanı sıra çocuk, yetişkinliğindeki ilişkilerinde başkalarını mutlu edebilmek için kendini geri plana koyabilir, hayır demekte zorlanabilir ve kendini sevdirmek için istemediği şeylere uyum sağlarken kendini bulabilir.

Duyguların Bastırıldığı / İfade Edilmediği Bir Ortamda Büyümek

Duyguların ifade edilmek yerine bastırıldığı bir ortamda büyüyen çocuk, kendisinin deneyimlerini temel almaktan uzaklaşabilir. Bakımverenlerinden "ne kadar abartttın ya!", "bunun için bu kadar üzülme." gibi duygularını küçümseyen ve onları bastırmasını ifade eden sözler duyduğunda çocuk kendi duygularının yeterince önemli olmadığını öğrenebilir. Bu sebeple, birtakım duyguların kabul edilemez olduğunu öğrenen çocuk ne hissettiğini açıkça ifade etmek yerine onları bastırabilir.

Kendi sınırlarımızı belirlemek de yakın bir yönde çözümlenebilir. Çocukken "hayır" demenin ceza verilmesiyle, sevgi ve kabul görmemeyle veya duygusal olarak yakınlaşamamayla sonuçlandığı durumlarda bir çocuğun alabileceği en güven verici aksiyon sorun çıkarmamak, farklı olmamak ve uyum sağlamaktır. Bu şekilde, tartışmadan uzak durmak seçim ile değil; korunma ile bağlantılı bir yöntem olarak uygulanmış olur. Bu durumda, yetişkinlik çağına gelindiğinde bile ufak anlaşmazlıklarda dahi büyük ölçüde anksiyete yaşanabilir, kişi kendisini istemsizce uzak tutabilir, veya ihtiyaçlarını arka plana atabilir. Bunun sebebi, bilinçli olmayan bir şekilde kişinin tartışmaların sorun teşkil ettiğini düşünmesidir.

Aile İçinde Roller ve Sınırların Bulanıklaşması

Çocukluk döneminde aile içinde sınırların bulanıklaşması sonucu rollerin iç içe geçmesi, fawn tepkisinin gelişmesinde önemli bir rol oynayabilir. Çocuğun kendi rollerinin dışına çıkarak bakımvereninin endişesini azaltmasına, ortamı yatıştırmasına veya iki bakım vereni arasındaki anlaşmazlığa çözüm getirmeye çalışmasına psikolojide rol değişimi denmektedir3. Rol değişiminin olduğu bir ortamda büyüyen çocuk, kendi sorumluluklarının dışında bakım verenlerinin de duygusal ihtiyaçlarını gideren ve yaşından büyük sorumluluklar alan bir kişiye dönüşebilir. Bu yüzden güvenliği sağlamak amacıyla çocuk, bakım verenlerinin ihtiyaçlarını yüklenerek kendininkileri geri plana atmayı öğrenebilir. Yetişkinliğinde ise bir sorunla karşı karşıya geldiğinde karşısındakini mutlu etmek için çabalayabilir ve ortamı sakin tutmak için kendinden ödün verme eğiliminde olabilir.

Fawn Tepkisi Yetişkinlikte Nasıl Ortaya Çıkar?

Fawn tepkisi, kısa vadede ilişkiyi korumayı veya kendini sevdirerek tehlikeyi azaltmayı amaçlayan bir yöntem olsa da, uzun vadede kişide birtakım psikolojik sonuçlara sebep olabilir. Bu sonuçlardan bazıları, tükenmişlik hissi, bastırmaktan dolayı oluşan öfke problemleri, sınır koymakta zorlanma ve kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmemedir. Kişi, sürekli olarak kendi ihtiyaçlarını arka plana atarak ve başkalarınınkini önceliklendirerek kendisiyle olan bağın git gide yıpranmasına yol açabilir. Çocukluğunda bu şekilde uyum sağlayarak güvenliği sağlama yöntemi, yetişkinlikte daha büyük bir sorun haline gelerek kişinin ruh sağlığını etkileyebilir.

Fawn Tepkisi Verdiğinizi Nasıl Anlayabilirsiniz?

İlişkilerinizde bu stratejiyi uygulayıp uygulamadığınızı anlamak için kendinize bu soruları sorabilirsiniz:

Karşımdakinin beni daha fazla sevmesi için kendi ihtiyaçlarımı geri plana atıyor muyum?

Karşımdakine rahat bir şekilde hayır diyebiliyor muyum, yoksa istemediğim halde uyum sağlarken mi buluyorum kendimi?

Çatışmak bana ne ifade ediyor? Çatışmamak için neler yapıyorum?

İlişkilerimde sürekli olarak kendimden ödün veriyor muyum?

Belirtmek isterim ki, bu sorulara verdiğiniz cevaplar kendinizi eleştirmeniz için değil, farkındalık geliştirmenize yardımcı olmak içindir. Çocukluğunuzda ortamı sakin tutmaya yarayan fawn tepkisinin bugünkü ilişkilerinizde hala gösterip göstermediğinizi anlamak için travma tepkilerinizi ölçün ve ne gibi senaryolarla karşı karşıya geldiğinizde bu tepkiyi gösterdiğinizi anlamaya çalışın. Buna ek olarak, ilişkilerinizde kabul görebilmek için hayır demekten çekiniyorsanız ve bundan yoğun kaygı duyuyorsanız sosyal kaygı testi yapmak da neden fawn tepkisi verdiğinizi anlamanıza destek olabilir.

Kaynakça

  1. Şirin, N. (2022). Problem Çözümüne Beş boyutla Odaklanma. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 5(10), 7-15. https://izlik.org/JA24XB85AD
  2. OWCA, J., 2020. The Association between a Psychotherapist's Theoretical Orientation and Perception of Complex Trauma and Repressed Anger in the Fawn Response, The Chicago School of Professional Psychology.
  3. Engelhardt, J. A. (2012). The Developmental Implications of Parentification: Effects on Childhood Attachment. Graduate Student Journal of Psychology, 14, 45–52. https://doi.org/10.52214/gsjp.v14i.10879
  4. Brueckmann, M., Teuber, Z., Hollmann, J. et al. What if parental love is conditional …? Children's self-esteem profiles and their relationship with parental conditional regard and self-kindness. BMC Psychol 11, 322 (2023). https://doi.org/10.1186/s40359-023-01380-3
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.

Başlayın