Daha iyi hissetmeye bugün başlayın
Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.
BaşlayınÇocukluk dönemi, hızlı gelişimsel değişimlerin ve bu değişimlere eşlik eden duygusal dalgalanmaların yoğun olarak yaşandığı bir süreçtir. Çocuğun hem bilişsel hem duygusal hem de davranışsal alanlarda bir ileri bir geri hareket ediyor gibi görünmesi, özellikle gelişimsel dönem geçişlerinde oldukça yaygındır. Bu bağlamda regresyon, yani çocuğun daha önce geride bıraktığı davranış basamaklarına geri dönmesi, gelişim psikolojisi literatüründe sık rastlanan bir fenomendir. Regresyon, çoğu zaman durumsal stres, ayrılık kaygısı, kardeş doğumu, çevresel değişiklikler ve travmatik yaşantılar gibi faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar ve çocuğun içsel dünyasında yaşadığı zorlanmanın dışa vurumu niteliğindedir2.
Regresyon sıklıkla ebeveynleri endişelendiren bir durum olsa da, birçok durumda çocuğun stresle baş etmeye çalıştığını gösteren geçici ve adaptif bir tepkidir.
Regresyonun Tanımı Ve Gelişimsel Temeli
Regresyon, psikanalitik kuramda ilk olarak Sigmund Freud tarafından savunma mekanizmaları arasında tanımlanmıştır. Bu bakış açısına göre regresyon, bireyin stres, kaygı veya çatışma anında daha önceki gelişim dönemlerine özgü davranışlara geri dönmesidir5. Çocuklarda ise regresyon genellikle bilinçdışı bir süreç olup çocuğun kendisini daha güvende hissettiği eski davranış kalıplarına yönelmesini içerir.
Gelişimsel regresyon çocuklarda şu alanlarda gözlenebilir:
- Tuvalet alışkanlığı (alt ıslatma, kaka kaçırma)
- Uyku düzeni (kendi kendine uyuyamama, kabuslar, ebeveyn yanında uyuma isteği)
- Duygusal ifade (ağlama nöbetleri, huysuzluk)
- Dil becerileri (bebekçe konuşma, kelime dağarcığında gerileme)
- Bağımlılık davranışları (anneye yapışma, ayrılmakta zorlanma)
- Motor beceriler (yemek yeme veya giyinmede gerileme)
Bu davranışların ortaya çıkması, çocuğun yaşadığı içsel stresi dönüştürme kapasitesinin sınırlı olduğunu ve geçmişte güvenlik hissettiği bir döneme “psikolojik bir dönüş” yaptığını gösterir.
Regresyonun Psikolojik Sebepleri
1. Gelişimsel Dönem Geçişleri
Her gelişimsel dönemin kendine özgü zorlukları vardır. Örneğin: 2–3 yaş arasında bağımsızlık gelişimi, 4–5 yaş civarında benlik algısının güçlenmesi, okula başlama döneminde sosyal uyum zorlukları gibi temalar o yaş dönemine özgüdür.
Bu dönemler çocuğun stres seviyesini artırabilir. Gelişimsel sıçramalar sırasında regresif davranışların daha sık görülmesi, “bir adım ileri, yarım adım geri” şeklinde doğal bir döngünün parçası olarak değerlendirilebilir.
2. Ayrılık Kaygısı
Ayrılık kaygısı özellikle okul başlangıcı, ebeveynin işe dönüşü veya çocuğun bakım veren değişikliği yaşadığı dönemlerde belirginleşir. Bu durumda çocuk daha önce kazandığı becerileri geçici olarak kaybedebilir.
3. Kardeş Doğumu
Yeni kardeş doğumu regresyonun en yaygın sebeplerinden biridir. Çocuk, ebeveyn ilgisinin bölündüğünü hissettiğinde bebeklik davranışlarına geri dönerek anne-baba ilgisini yeniden kazanmayı hedefleyebilir.
4. Stres Ve Kaygı
Ev değişikliği, hastalık, aile içi çatışmalar, okulda zorbalık veya akademik baskı gibi stresörler regresyona yol açabilir. Stres karşısında çocuğun daha önce kendini güvende hissettiği davranışlara dönmesi, nörobiyolojik bir savunma mekanizmasıdır6.
5. Travmatik Yaşantılar
Boşanma, kayıp, taciz, kaza veya travmatik olaylara maruz kalmak regresyonu tetikleyebilir. Bu gibi durumlarda regresyon daha yoğun, uzun süreli ve davranışsal sorunlarla birlikte görülür. Travma sonrası regresyon bir alarm sinyali olarak değerlendirilmelidir.
Çocuklarda Regresyon Belirtileri Nelerdir?
Çocuklarda regresyonun belirtileri, çocuğun yaşına, gelişim seviyesine, maruz kaldığı stresörün niteliğine ve bireysel özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Regresyon; davranışsal, duygusal, bilişsel ve sosyal alanların tümünde çeşitli geri dönüş örüntüleri şeklinde kendini gösterebilir. Bu belirtiler çoğu zaman çocuğun içsel zorlanmasının dışa vurumudur ve gelişimsel anlamda bir “korunma mekanizması” olarak değerlendirilir.
1. Tuvalet Becerilerinde Gerileme
a. Alt ıslatma
Daha önce tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocuğun yeniden alt ıslatmaya başlaması regresyonun en yaygın belirtilerindendir. Bu durum özellikle stresli yaşam olayları (okul başlangıcı, kardeş doğumu, boşanma, taşınma) sonrası sık görülür. Bu durum en az altı ay boyunca kuru kalmış bir çocuğun tekrar idrar kaçırması olarak tanımlanır.
b. Kaka kaçırma
Tam teşekküllü dışkı kaçırma tanısından farklı olarak regresif kaka kaçırma, psikolojik yük altında olan çocuklarda geçici olarak ortaya çıkabilir. Çoğu zaman çocuğun kontrol kaybı yaşadığı bir dönemin işaretidir.
c. Tuvalete gitme korkusu
Geceleri yalnız tuvalete gitmek istememe, tuvaleti reddetme, tuvalette ebeveyn eşlik talebi gibi davranışlar da regresyona işaret edebilir.
2. Dil Gelişiminde Geriye Dönüş
a. Bebeksi konuşma
Çocuk daha önce akıcı ve yaşına uygun şekilde konuşurken “bebek sesiyle konuşma”ya dönebilir. Bu bebeksi konuşma genellikle duygu düzenleme güçlükleri veya dikkat çekme ihtiyacı ile ilişkilidir.
b. Kelime haznesinde daralma
Bazı çocuklar karmaşık cümleler kurmaktan kaçınarak daha kısa, basit ve önceki döneme özgü ifadeler kullanmaya başlarlar. Bu durum bilişsel bir kayıptan ziyade stresle ilişkili geçici bir regresyon belirtisidir.
c. Bağırma veya ses kısıklığına benzer tonlama değişimleri
Ses tonu çocuksu hâle gelir, çocuk konuşurken mırıldanır, kelimeleri yuvarlar veya anlaşılır konuşmayı geçici olarak kaybedebilir.
3. Uyku Düzeninde Bozulmalar
Uyku, çocuğun stres düzeyine en duyarlı alanlardan biridir. Regresyonda uykuya dair şu belirtiler görülebilir: Gece korkuları, tek başına uyuyamama, ebeveynle birlikte uyuma talebi, sık kabus görme, gece uyanmalarının artması, uykuya dalma güçlüğü.
4. Duygusal Regülasyon Güçlükleri
Regresyonun duygusal boyutu oldukça belirgindir. Çocuklar duygularını yönetmekte zorlandıklarında daha önceki davranış kalıplarına dönebilirler. Bunlar; kolay ağlama ve aşırı duygusallık, öfke nöbetlerinin artması, aşırı alınganlık, korkularda artış olarak görülebilmektedir.
5. Bağımlılık Ve Yapışma Davranışları
a. Ayrılık kaygısının artması
Ebeveynden ayrılmak istememe, okul reddi, “Gitme anne/baba” diyen davranış örüntüleri belirginleşir.
b. Fiziksel yakınlık ihtiyacı
Çocuk ebeveynin kucağına oturmak, elini tutmak, sürekli temas hâlinde olmak isteyebilir.
c. Yalnız oynayamama
Oyunlarda ve günlük aktivitelerde sürekli ebeveyn eşliği arar.Bağımlılık davranışlarının artışı çocuğun güvenlik ihtiyacının arttığını gösteren temel regresyon belirtilerindendir.
6. Motor Becerilerde Gerileme
a. Kendi kendine yemek yememe
Kaşık tutmayı reddetme, tekrar ebeveyn tarafından beslenmek isteme görülebilir.
b. Giyinme becerisinde gerileme
Daha önce kendi başına giyinebilen bir çocuk “Yapamıyorum” diyerek ebeveyn desteğine ihtiyaç duyabilir.
c. Parmak emme ya da nesne ağzına götürme
Bunlar genellikle rahatlık sağlamak amacıyla ortaya çıkan oral regresyon davranışlarıdır.
d. Sakarlık artışı
Özellikle ergenlik döneminde görülen koordinasyon becerilerindeki geçici bozulmalar strese bağlı motor regresyonun göstergesi olabilir.
Çocuklarda Regresyonun Nöropsikolojik Açıklaması
Regresyonun nöropsikolojik temelleri, çocuğun stres karşısında daha önceki gelişim basamaklarına ait davranışlara geri dönmesinin aslında sinir sisteminin doğal düzenleme mekanizmalarından kaynaklandığını göstermektedir. Çocuklarda özellikle prefrontal korteks (PFC), limbik sistem ve otonom sinir sistemi arasındaki düzenleme ağları henüz tam olarak olgunlaşmadığından, yoğun duygusal uyarılma durumlarında üst düzey bilişsel kontrol sistemleri geçici olarak devre dışı kalabilmektedir4.
Stresli durumlarda amigdalanın aşırı aktivasyonu, çocuğun duygusal tepkilerini yoğunlaştırır. Amigdala tehdidi hızlıca algıladığı için davranış daha impulsif ve refleksif hâle gelir7. Bu sırada prefrontal korteksin yürütücü işlevleri, dürtü kontrolü, planlama, duygusal inhibisyon, baskılanır. PFC gelişimsel olarak geç olgunlaştığı için çocuklarda stres altında bu baskı daha belirgindir1. Bu durum, çocuğun gelişmiş baş etme becerilerinden daha ilkel ve “tanıdık” davranışlara dönmesine zemin oluşturur.
Regresyonun İşlevi Nedir?
Regresyon, gelişimsel açıdan geriye dönüş gibi görünse de aslında çocuğun zorlayıcı duygular, çevresel stresörler veya ani değişimlerle baş edebilmek için kullandığı koruyucu ve uyumlaştırıcı (adaptif) bir mekanizmadır. Regresyon, çocuğun mevcut baş etme becerilerinin yetersiz kaldığı durumlarda sistemin kendini daha güvenli bir seviyeye çekme stratejisidir.
Gelişimsel psikolojiye göre, çocuklar belirli dönemlerde edindikleri becerileri stres altında geçici olarak kaybedebilir veya önceki davranış örüntülerine dönebilirler. Bunun temel işlevi, çocuğun kontrol duygusunu yeniden inşa edebilmesidir. Örneğin, tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocuğun alt ıslatmaya geri dönmesi, yaşadığı belirsizlik karşısında bakım verenin ilgisini ve güven verici tutumunu yeniden talep etme çabasıdır. Bu durum bağlanma kuramıyla da uyumludur; çünkü bağlanmanın temelinde güvenlik arayışı vardır3.
Regresyonun bir diğer işlevi, duygusal boşalma ve düzenleme sağlamasıdır. Çocuk stres karşısında olgun duygusal düzenleme stratejileri geliştirmediği için, daha önce işe yaramış davranışlara dönerek duygularını dolaylı biçimde ifade eder. Bu davranışlar ebeveynlere çocuğun “yardıma ihtiyacı olduğuna” dair önemli bir sinyal niteliğindedir.
Regresyon ayrıca sinir sistemine yeniden yapılanma için zaman tanıyan bir mekanizma olarak da değerlendirilir. Gelişimsel sıçramalar, kardeş doğumu, okul değişikliği gibi dönemlerde çocukların geri çekilmeleri, organizmanın yeni koşullara uyum sürecinin bir parçasıdır. Böylece regresyon, hem duygusal güvenliği artıran hem de gelişimsel uyumu destekleyen geçici ve işlevsel bir süreç olarak görülür.
Ebeveynler İçin Başa Çıkma Stratejileri
Çocuklarda regresyon, ebeveynler açısından başlangıçta kaygı verici görünse de çoğu durumda gelişimsel süreçlerin doğal bir parçasıdır. Bununla birlikte ebeveynlerin bu süreçte nasıl tepki verdiği, regresyonun süresini ve şiddetini doğrudan etkiler8. Dolayısıyla etkili ebeveynlik tutumları, hem çocuğun duygusal iyileşmesini destekler hem de regresyonun daha uzun süreli bir davranış kalıbına dönüşmesini önler.
1. Duygusal Olarak Düzenleyici Bir Çevre Sunmak
Regresyon yaşayan çocukların temel ihtiyacı kendilerini güvende hissetmektir. Bağlanma kuramı, ebeveyn duyarlılığı ve tutarlılığının çocukta güvenlik hissini pekiştirdiğini vurgular3. Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun duygularını küçümsemeden, “Bazen böyle hissedebilirsin, buradayım.” gibi kabul edici ve sakinleştirici ifadeler kullanması önemlidir.
2. Rutinleri Koruma Ve Sınırları Sürdürme
Çocuklar stres ve belirsizlik dönemlerinde öngörülebilirliğe daha çok ihtiyaç duyarlar. Düzenli uyku saatleri, yemek rutini ve oyun zamanları, çocuğun kontrol duygusunu yeniden kazandırır. Bu rutinler sürdürülürken sınırların yumuşak ama kararlı bir şekilde korunması, çocuğun güvenlik algısını pekiştirir.
3. Regresif Davranışın Altta Yatan İhtiyacını Görmek
Ebeveynler regresyonu bir “gerileme” ya da “inat” olarak değil, çocuğun ifade edemediği duygusal ihtiyaçların işareti olarak değerlendirmelidir. Örneğin, yeniden parmak emme davranışı çocuğun yatıştırılma ihtiyacına; alt ıslatma, kaygı artışına; bebeksi konuşma ise yoğun duygusal yakınlık arayışına işaret edebilir.
4. Sabırlı Olmak Ve Gerilemeyi Hızla Düzeltmeye Çalışmamak
Regresyon geçici bir süreçtir ve çoğu çocuk uygun destekle kendi hızında tekrar gelişimsel seviyesine döner. Bu nedenle ebeveynlerin baskıcı tutumlardan kaçınması ve çocuğun yeniden öğrenme sürecine zaman tanıması gerekir.
Ne Zaman Profesyonel Yardım Gerekir?
Her ne kadar regresyon çoğunlukla doğal ve geçici bir süreç olsa da bazı durumlarda profesyonel psikolojik değerlendirmenin gerekli olduğu bilinmektedir. Aşağıdaki durumlar, uzman desteğine başvurulması gerektiğini gösterir:
- Regresyon 4–6 haftadan uzun sürüyorsa veya giderek şiddetleniyorsa.
- Çocuğun regresyonuna uyku bozuklukları, yoğun öfke nöbetleri, ayrılık kaygısı, sosyal geri çekilme gibi ek belirtiler eşlik ediyorsa.
- Regresyon travmatik bir olayın (kaza, kayıp, boşanma, şiddet tanıklığı) ardından ortaya çıkmışsa.
- Çocuk regresif davranışlardan dolayı gündelik işlevlerini sürdüremiyorsa.
- Ebeveynlerin kendi baş etme kapasitesi tükenmeye başlamışsa (stres, çaresizlik, öfke artışı).
Bir çocuk ergen terapisti ile, regresyonun doğal mı yoksa klinik açıdan anlamlı mı olduğunu değerlendirebilir ve gerekirse oyun terapisi, duygusal düzenleme çalışmaları veya aile rehberliği gibi müdahaleler uygulanabilir.
Kaynakça
- Blakemore, S. J., & Choudhury, S. (2006). Development of the adolescent brain: Implications for executive function and social cognition. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 47(3–4), 296–312.
- Blos, P. (1967). The second individuation process of adolescence. Psychoanalytic Study of the Child, 22, 162–186.
- Bowlby, J. (1988). A secure base: Parent-child attachment and healthy human development. Basic Books.
- Casey, B. J., Tottenham, N., & Fossella, J. (2002). Clinical, imaging, lesion, and genetic approaches toward a model of cognitive control. Developmental Psychobiology, 40(3), 237–254.
- Freud, S. (1924). The dissolution of the Oedipus complex. Standard Edition, 19, 173–179.
- Gunnar, M., & Quevedo, K. (2007). The neurobiology of stress. Annual Review of Psychology, 58, 145–173.
- LeDoux, J. E. (2000). Emotion circuits in the brain. Annual Review of Neuroscience, 23, 155–184.
- Sameroff, A. J., & Fiese, B. H. (2000). Models of development and developmental risk. In C. H. Zeanah (Ed.), Handbook of infant mental health (pp. 3–19). Guilford Press.