Nasıl Aşık Oluyoruz? Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Siz de 500 bin mutlu danışanımız gibi hayatınızın kontrolünü elinize alın.

Sosyal ihtiyaçların belki de en önemlisi insanın sevme, sevilme, aşık olma ihtiyacıdır. Fakat temel ihtiyaçlardan biri olsa da aşk, içinde birçok duygudan izler bulunduran ve kafa karıştırmaya çok müsait bir durumdur. Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız? Ya da şöyle mi sormalıyız: Nasıl aşık oluruz?

Birçok araştırmacı ve psikolog bu konu üzerine teoriler ve çalışmalar yayınlamıştır. Biz bugün Amerikalı Psikolog Robert Sternberg’in Aşk Üçgeni teorisine göre nasıl aşık olduğumuzu inceleyeceğiz.

Bu teoriye göre aşk, yakınlık (intimacy), ihtiras (passion) ve bağlılık (commitment) olmak üzere üç unsurdan meydana gelir. Bu üç unsuru eşzamanlı olarak barındıran aşk, bütünleşmiş aşk (consummate) olarak görülse de Sternberg bu tip aşka nadiren rastlandığı belirtmiştir. İlişkilerde genellikle üç unsurdan ikisinin baskın bir biçimde barındığını gözlemlemiştir.

Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı

Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı'nda bileşenlerin farklı birleşimleri, farklı aşk türlerini ve ilişki dinamiklerini açıklar.

Tutku:

  • Yüksek Tutku + Düşük Bağlılık/Yakınlık: Tutkulu bir çekim var, ancak ilişkide uzun vadeli bir bağlılık veya derin bir duygusal bağ eksik. Bu tür bir ilişki genellikle kısa vadeli ve yoğun duygusal bir deneyim sunar.
  • Düşük Tutku + Yüksek Bağlılık/Yakınlık: Tutkulu bir çekim az veya yoktur, ancak derin bir duygusal bağ ve uzun vadeli bir bağlılık vardır. Bu tür bir ilişki, sevgi ve güven üzerine kurulmuş daha istikrarlı bir ilişki olabilir.

Bağlılık:

  • Yüksek Bağlılık + Düşük Tutku/Yakınlık: İlişkide uzun vadeli bir bağlılık var, ancak tutku veya duygusal yakınlık az veya yok. Bu tür ilişkiler bazen "eşler arası uyum" olarak adlandırılabilir ve daha fazla ortaklık ve güvene dayanabilir.
  • Düşük Bağlılık + Yüksek Tutku/Yakınlık: Tutku veya duygusal yakınlık yüksek olsa da, ilişkide uzun vadeli bir taahhüt veya bağlılık eksik olabilir. Bu tür ilişkiler daha kendiliğinden ve tutkulu olabilir, ancak uzun vadeli kararlılık eksik olabilir.

Yakınlık:

  • Yüksek Yakınlık + Düşük Tutku/Bağlılık: İlişkide derin bir duygusal bağ ve güven var, ancak tutku veya uzun vadeli bağlılık az veya yok. Bu tür ilişkiler, arkadaşlık temelli ilişkiler veya platonik ilişkiler olabilir.
  • Düşük Yakınlık + Yüksek Tutku/Bağlılık: Tutku veya bağlılık yüksek olsa da, duygusal yakınlık veya güven az veya yok. Bu tür ilişkiler, tutkulu bir çekim veya bağlılık temelinde ancak derin bir duygusal bağ eksikliği nedeniyle zorluklar yaşayabilir.

Günlük Hayatta İlişki Terimlerine Göre Aşk Kuramı

Her bir birleşim farklı ilişki dinamiklerine sahiptir ve çiftler arasında farklı beklentiler, duygusal deneyimler ve uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.

Bu birleşimler aslında günlük hayatta kullandığımız ilişki terimlerini oluşturur.

romantik ilişki pikniğe gitmiş bir çift görseli
  • Hoşlanma (Sadece Yakınlık): Bu tür ilişkide duygusal yakınlık vardır, ancak tutku ve bağlılık eksiktir. Arkadaşlıklar gibi platonik ilişkilerde sıklıkla görülür.
  • Heyecan (Sadece Tutku): Fiziksel çekim ve heyecan güçlüdür, ancak duygusal yakınlık ve bağlılık zayıftır. Kısa süreli romantik ilişkilerde veya "aşık olma" aşamasında görülebilir.
  • Boş Aşk (Sadece Bağlılık): İlişkiye uzun vadeli bağlılık vardır, ancak tutku ve duygusal yakınlık eksiktir. Rahatlık ve alışkanlık duygusuna dayalı ilişkilerde görülebilir.
  • Romantik Aşk (Yakınlık + Tutku): Hem duygusal yakınlık hem de tutku güçlüdür, ancak bağlılık eksik olabilir. Yeni ilişkilerde veya "balayı" aşamasında görülebilir.
  • Mükemmel Aşk (Yakınlık + Tutku + Bağlılık): Üç bileşen de güçlü bir şekilde mevcuttur. Nadir ve idealize edilmiş bir aşk türü olarak kabul edilir.
  • Dostluk Aşkı (Yakınlık + Bağlılık): Duygusal yakınlık ve bağlılık güçlüdür, ancak tutku eksiktir. Uzun süreli arkadaşlıklarda ve bazı evliliklerde görülebilir.
  • Aptalca Aşk (Tutku + Bağlılık): Tutku ve bağlılık güçlüdür, ancak duygusal yakınlık eksiktir. Obsesif veya tehlikeli ilişkilerde görülebilir.
  • Belirsiz İlişki (Yakınlık, Tutku ve Bağlılık Eksikliği): Üç bileşen de zayıftır. Bu tür ilişkiler genellikle kısa ömürlüdür ve belirsizdir.

Her aşk türünün kendine özgü değerleri ve zorlukları vardır. Bir ilişkinin ne kadar tatmin edici olduğu, bireyin her bir bileşene verdiği öneme ve ilişkinin hangi aşamasında olduğuna bağlı olarak değişebilir.

Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı, aşkın karmaşıklığını ve çeşitliliğini anlamak için faydalı bir çerçevedir. Fakat tek başına her şeyi açıklayamaz. Bireysel farklılıklar, kültürel faktörler ve yaşam deneyimleri de aşk yaşantımızı etkileyen önemli unsurlardır.

Unutulmamalıdır ki bu teori, her ilişkinin tam olarak hangi kategoriye gireceğini belirlemek için tasarlanmamıştır. Zamanla ilişkiler değişebilir ve farklı aşk türleri arasında geçiş yapabilir. Herhangi bir aşk türü diğerinden daha iyi veya daha kötü değildir. Önemli olan, sizin için neyin önemli olduğunun farkında olmak ve ilişkinizde bu unsurları dengelemeyi denemektir.

İlişkiyi Güçlendirmek İçin Neler Yapılabilir?

Bu teoriye göre, tatmin edici ve uzun ömürlü bir ilişki kurmak ve sürdürmek için üç bileşenin de (yakınlık, tutku ve bağlılık) beslenmesi önemlidir. Bu üç bileşen için de ayrı öneriler sunulabilir.

1. Yakınlığı Artırmak için:

  • Birbirinizle Kaliteli Zaman Geçirin: Birlikte keyifli aktiviteler yapın, sohbet edin ve birbirinizi dinleyin.
  • Duygularınızı Açıkça Paylaşın: Düşüncelerinizi, duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı açık ve dürüst bir şekilde ifade edin.
  • Birbirinizi Destekleyin: Zor zamanlarda birbirinizin yanında olun ve duygusal destek sağlayın.
  • Ortak İlgi Alanları Bulun: Birlikte yapabileceğiniz ve keyif alacağınız ortak hobiler ve aktiviteler bulun.
  • Fiziksel Temas Kurun: Birbirinize sarılmak, el tutmak veya öpmek gibi fiziksel yakınlık, bağ kurmaya yardımcı olabilir.
romantik ilişkide tutku yakınlık ve bağlılık görseli

2. Tutkuyu Artırmak için:

  • Spontane Olun: Rutinleri bozun ve beklenmedik sürprizler yapın.
  • Fiziksel Çekiciliğe Dikkat Edin: Kendinize özen gösterin ve hoşunuza gidecek şekilde giyinin.
  • Macera Arayın: Birlikte yeni şeyler deneyin ve heyecan verici aktivitelere katılın.
  • Flört Etmeyi Unutmayın: Birbirinize iltifat edin, övgüde bulunun ve flörtöz davranışlarda bulunun.
  • Romantik Jestler Yapın: Özel bir akşam yemeği hazırlayın, küçük hediyeler verin veya bir aşk mektubu yazın.

3. Bağlılığı Artırmak için:

  • İlişkinize Yatırım Yapın: Birlikte planlar yapın, gelecek hedefleri belirleyin ve birlikte çalışın.
  • Birbirinize Karşı Sadık Olun: Dürüst olun ve güveninizi sarsacak davranışlardan kaçının.
  • Ortak Kararlar Alın: Önemli konularda birlikte karar verin ve birbirinize saygı gösterin.
  • Aile ve Arkadaşlara Destek Sağlayın: Aileniz ve arkadaşlarınızla ilişkinizi paylaşın ve onlardan destek alın.
  • Zorlukları Birlikte Aşın: Zor zamanlarda birbirinize destek olun ve problemleri çözmek için birlikte çalışın.

Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı Geçerliliğini Koruyor Mu?

Çeşitli araştırmalar, Sternberg'in üç bileşeninin aşkın önemli unsurları olduğunu ve farklı aşk türleri arasında anlamlı farklılıklar gösterdiğini doğrulamıştır. Kuram, farklı kültürler ve bağlamlarda geçerliliğini korumuştur. Üçgen Aşk Kuramı, ilişki sorunlarını anlamak ve çözüm üretmek için kullanılan terapilerde de kullanılmıştır.

Bununla birlikte, teorinin bazı sınırlamaları da vardır; kuram, bireysel farklılıkları ve kültürel faktörleri tam olarak hesaba katmaz. Aşkın tüm yönlerini kapsamaz. Zamanla aşkın nasıl değiştiğini açıklamakta zorlanabilir. Bu sınırlamalara rağmen, Sternberg'in Üçgen Aşk Kuramı hala aşkın karmaşıklığını anlamak için değerli bir araçtır. Teori, ilişkilerde neyin önemli olduğunu ve farklı aşk türlerinin nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olabilir.

Kaynakça

  1. Uştuk, Ö. G. O. (2016). Aşk Örüntüleri Üzerine Bir Anlatı Analizi. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 16(3), 59-70. https://doi.org/10.18037/ausbd.390344
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.