Psikolog Simay Yılmaz
Yayınlanma 14.10.2022
Stockholm Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Stockholm Sendromu

İsveç’in Stockholm kentinde meydana gelen soyunda, 2 adam 4 çalışanı rehin altına almıştır ve bu rehin durumu tam 6 gün sürmüştür. Rehin alındıkları süreç içerisinde, rehin alınan bir kadın onu kaçıranlardan birisine karşı sempati duymaya başlamıştır. Bununla birlikte onu rehin alan saldırganların onu silah zoruyla tuttuklarını bilmesine rağmen sanki kendisini polisten koruyorlarmış gibi görmeye başlamıştır. Yaşamının ilerleyen zamanlarında ise kendisini rehin alanlardan birisiyle evlenmiştir1.

Gerçek bir vakayı anlatan bu hikaye size bir şeyi çağrıştırdı mı? Sizce neden mağdur olan bir kişi kendisini kaçıran ve rehin alan birisine karşı sevgi besler? Celladına aşık olmak normal midir? Bu gerçek bir sevgi midir? Bu durumu nasıl açıklayabiliriz? Bu durumu yaşayan birisinin duyguları, davranışları ve gösterdiği belirtiler neler olabilir ve daha fazla sorunun cevabı için şimdi Stockholm Sendromunu daha yakından inceleyelim.

Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm sendromu ne demek? Rehinelerin kendilerini kaçıran kişilere karşı paradoksal şekilde aşırı hayranlık duymaları, övgü ve olumlu duygular beslemelerini ifade eden psikolojik kavram Stockholm Sendromu olarak adlandırılmaktadır. Bu durum ve duygular, mağdur kişinin yaşadığı tehlike karşısında mantıksız görünmektedir. Bunun yanı sıra mağdur kişi kendisine istismar uygulanmaması durumunu bir nezaket eylemi gibi algılamaktadır1.

Stockholm Sendromu uzmanlar tarafından tanımlanması ve açıklanması oldukça zor bir olgu olarak görülmektedir. İlgili alanda çalışan çoğu kişi, Stockholm Sendromunun genellikle bilinçsiz ve duygusal bir tepki olduğu konusunda hemfikirdir2, 3.

Bazı araştırmacılar ise Stockholm Sendromunu saldırganla özdeşleşme sürecine benzetmektedirler. Bu kavram ilk olarak Anna Freud tarafından tanımlandı. Bu kavrama göre kişi, kaygı yaratan otorite figüründen kendisini korumak için onunla özdeşleşme süreci yaşamaktadır. Yani bu özdeşleşme sayesinde, düşmanın olası cezalarından kaçınması sağlanmaya çalışılmaktadır2, 4.

Hangi Koşullarda Stockholm Sendromu Yaşanır?

Graham ve meslektaşları Stockholm Sendromunun bağlanma ve rol değiştirme özelliğine elverişli bir ortam yarattığını düşündükleri 4 koşul olduğunu belirtmişlerdir. Bu 4 koşul:

  1. Mağdurun hayatta kalmasına yönelik bir tehdit algısı hissediyor olması
  2. Mağdur olan kişinin onu rehin alan kişiden nezaket gördüğüne dair bir algısının olması
  3. Mağduru kurtarabilecek durumda olan kişilerden mağdurun soyutlanması ve izole edilmiş olması
  4. Mağdurun kaçamayacağına dair bir algısının olmasıdır5, 6, 7.

Stockholm Sendromu hangi koşullarda yaşanabilir? Stockholm Sendromu aşağıdaki durumların bazılarında da gözlenebilir. Bunlar8:

  • Rehin alınma durumlarında
  • Çocukların istismara uğradığı durumlarda
  • Kadınların istismara uğradığı durumlarda
  • Savaş esiri olarak alınan insanlarda
  • Tarikat üyesi olanlarda
  • Ensest mağdurları arasında
  • Toplama kampı gibi şartlarda
  • İlişkilerde aşırı kontrolcü veya aşırı sahiplenici özellikler olduğu durumlarda.

Stockholm Sendromu Belirtileri

Stockholm Sendromu belirtileri nelerdir? Stockholm Sendromunu deneyimleyen bireylerde bu belirtileri görebiliriz1:

Stockholm Sendromu Belirtileri
  • Kaçırılan/mağdur kişinin, rehin alan kişiye karşı olumlu duygular besliyor olması
  • Kaçırılan/mağdur kişinin onu kurtarmaya çalışan kişilere karşı olumsuz duygular besliyor olması (Bu kişiler mağdurun ailesi, arkadaşları veya yetkililer olabilir)
  • Kaçırılan kişinin onu rehin alan kişinin kaçırma sebebini ve davranışlarını destekleyici bir tavırda olması
  • Rehin alan kişinin yani istismarcının mağdura yönelik olumlu tavırlarının olması
  • Mağdurun destekleyici davranışlarda bulunması ve hatta bazen istismarcıya yardım etmesi durumu

Stockholm Sendromu Klinik Belirtileri

Stockholm Sendromu yaşayan kişiler Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) teşhisi konan kişilerle benzer semptomları deneyimlemektedirler. Bu semptomlar9, 10:

  • Uykusuzluk hastalığı olan insomnia
  • Kabus görmek
  • Genel sinirlilik hali
  • Konsantrasyon zorluğu yaşamak
  • Kolayca şaşırmak
  • Gerçek dışı duygular deneyimlemek
  • Daha önce zevk veren deneyimlerden zevk alamaz durumda olmak
  • Güvensizlik hissi
  • Travmatik yaşantıya dair zihninde o anıyı hatırlamak yani geri dönüşler

Stockholm Sendromu mu Aşk mı?

Saldırganların eylemleri büyük oranda esir aldıkları kişilerden bir çıkar elde etme amaçlı olsa da esir aldıkları kişilere sundukları yiyecek, içecek, barınak hatta bir miktar şefkat dahi esirler tarafından farklı algılanabiliyor. Bu şefkat durumunu aşk olarak mı kabul ediyorlar?

Muhtemelen evet. Bu hisler de esirleri saldırganlara karşı itaat etmek, istedikleri şeyleri yapmak istemek ve hatta saldırgandan kaçmak istememek gibi mantıksız gözüken eylemleri yapmaya itebiliyor9.

Evrimsel psikologlar bu durumu geçmişte yaşamış atalarımızdan yola çıkarak açıklamaya çalışıyorlar. Bir kabile tarafından bir kadın kaçırıldığında mağdur kadın hayatta kalmak için onu esir eden kabile ile bir bağ geliştirmeye çalışır. Bu bir hayatta kalma eylemi midir yoksa aşk mıdır9, 10? Yani kaçırılan birey kendisini kaçıran kişiye aşık mı olmaktadır?

Aşkla ilgili sinirbilimsel bakış açısı ise aşkın Stockholm Sendromu durumunda ortaya çıkmadığını açıklamaktadır. Bu nedenle bu duygular aşkla ilgili değil açıkça hayatta kalma içgüdüsü ile alakalıdır. Bunun yanı sıra, Stockholm Sendromu ile ilgili sinirbilim perspektifi ile daha fazla açıklama yapılmamaktadır9, 11.

Stockholm Sendromunun Psikolojik Açıklamaları

Stockholm Sendromunun neden ve nasıl geliştiğini birçok farklı alan açıklamaya çalışmaktadır:

  • Psikolojik Açıklama
  • Psikodinamik Açıklama
  • Davranışsal Açıklama
  • Bilişsel Açıklama
  • Sosyal Psikolojik Açıklama
  • Nörofizyolojik Açıklama

Psikolojik Açıklama

Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi: Bilişsel uyumsuzluk teorisi ile Stockholm Sendromunu incelediğimizde, insanlar uzun bir süre boyunca mutsuz olmaktan hoşlanmazlar fakat kaçırıldıkları süre boyunca mutsuz olacaklardır. Bu durumdan kaçınmanın çözümü ise istismarcı kişiye karşı olumlu duygular beslemek ve uzun süre mutsuz olma durumundan kaçınmaktır1.

Psikodinamik Açıklama

Psikodinamik Teoriye Göre Stockholm Sendromu

Dr. Hacker’a göre mağdur kişi saldırganın/rehin alan kişinin davranışlarını içselleştirebilir. Bununla birlikte mağdurda aynı davranış ve bakış açılarını üstlenme durumuna geçebilir. Bu noktada rehin alan kişi mağdura karşı acıma ve empati duyguları ile birlikte bir çeşit bağlantı hissetmeye başlayabilir. Saldırgan/rehin alan kişinin bu tavrı ile birlikte mağdur kişi ise saldırganı “eş kurban” şeklinde görmeye başlayabilir1.

Saldırgan kişi mağdur kişi ile geçmişi hakkında konuşabilir. Mağdur bunun sonucunda saldırgan kişiyi koruma duygusuna kapılabilir. Mağdurun saldırganı “eş kurban” şeklinde görmesi ikisi arasında dayanışmayı arttırmak için bir etken olabilir1.

Davranışsal Açıklama

Davranışçılar Stockholm Sendromunu edimsel koşullama ile açıklamaktadırlar. Su veya yiyecek gibi temel ihtiyaçları pekiştireç olarak değerlendirdiğimizde mağdurun belirli davranışları bu pekiştireçleri almasına yol açar ve mağdurun saldırgana karşı tavrı ve duyguları değişebilir1.

Bilişsel Açıklama

Mağdur kişi onu rehin alan kişiye karşı olumlu hissederse kendisini kötü hisseder, bunun için bilişini değiştirmesi gerekir. Mağdur, saldırgana yönelik kızgın olmak yerine üzgün bir his beslerse ve bilişini değiştirirse suçluluk duygusu azalacaktır1.

Sosyal Psikolojik Açıklama

Mağdur saldırganla özdeşim kurarsa sevgi veya dostluk gibi bir durum oluşabilir. Bu dostluk da lideri takip etme, uyum sağlamak gibi grup dinamiklerindeki kavramlarla açıklanabilir1.

Nörofizyolojik Açıklama

“Sendrom” yarı paradoksal beyinsel bir davranış olarak tanımlanabilir. Bu da uzun süreli bir stres yaşantısının ardından kişinin normal davranışının tersine çevrilmesi şeklinde açıklanabilir. Psikodinamik bakış açısından “aktarım” yaşanabildiğinden yani saldırganın kendisini açma veya mağdurun özdeşleşmesi gibi davranışların yaşanabildiğinden bahsetmiştik.

Aktarım süreci, sempatik sinir sistemi öğrenmesi ile gelişmektedir. Bu öğrenme ise yüksek oranda adrenalinin var olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Hipokampal kodlama hızı yüksek derecede hızlı ve yoğun gerçekleşir1.

Stockholm Sendromu Bir Bozukluk Mudur?

Namnyak ve meslektaşları, “Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı” gibi resmi tanısal sınıflandırma sistemlerinde Stockholm Sendromunun bulunmadığının altını çizmişlerdir5, 12.

Stockholm Sendromu Tedavisi

Stockholm Sendromu yaşayan kişilerin tedavisi, kısa süreli uyku bozuklukları için ilaç tedavisi, uzun süreli semptomları için ise psikoterapinin bir kombinasyonunu içeren TSSB (Travma sonrası stres bozukluğu) tedavisi ile aynıdır1.

Bunların yanı sıra grup ve aile terapileri de uygulanabilmektedir. Grup terapilerinde mağdurlar duyguları ile baş etmeyi öğrenirler ve aynı zamanda aynı deneyimden geçmiş diğer mağdurlar ile bağ kurabilme şansı yakalarlar. Duygularla baş edebilmek ve duygu düzenleme konusu hakkında daha fazla bilgi almak için “Duygu Düzenleme Nedir ve Nasıl Yapılır?” yazımıza göz atabilirsiniz. Aile terapisi ise ailenin daha fazla söz sahibi olduğu ailelerde, mağdurların ailelerine karşı duyguları hakkında daha açık şekilde konuşabilmelerine yardımcı olmak amacıyla yardımcı olur9. Aile terapisi hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz Aile, Evlilik ve Çift Terapisi yazımızı okuyabilirsiniz.

Sonuç

Yapılan çalışmalar ve araştırmalar Stockholm Sendromu hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlamaktadır. Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) yaptığı bir araştırma 1200’den fazla rehin alma durumunu içermektedir ve bu rehinelerin %92’si Stockholm Sendromu geliştirmemiştir9, 10. Kısacası Stockholm Sendromunun her rehin vakasında ortaya çıkmadığı sonucuna varabiliriz9.


Kaynakça

  1. Chongtham, M. S. (2021). STOCKHOLM SYNDROME.
  2. de Fabrique, N., Van Hasselt, V. B., Vecchi, G. M., & Romano, S. J. (2007). Common variables associated with the development of Stockholm syndrome: Some case examples. Victims and Offenders, 2(1), 91-98.
  3. Strentz, T. (2004). Law enforcement policy and ego defenses of the hostage. FBI Law Enforcement Bulletin, 73, 16–19.
  4. Hall, C. S. (1954). A primer of Freudian psychology. New York: World Publishing.
  5. Hooper, L. M., L'Abate, L., Sweeney, L. G., Ganesini, G., & Jankowsk, P. J. (2013). Models of Psychopathology.
  6. Graham, D. L. R., Rawlings, E. I., Ihms, K., Latimer, D., Foliano, J., Thompson, A., et al. (1995). A scale for identifying “Stockholm syndrome” reactions in young dating women: Factor structure, reliability, and validity. Violence and Victims, 10 , 3–22.
  7. Pearn, J. (2000). Traumatic stress disorders: A classifi cation with implications for prevention and management. Military Medicine, 165 , 434–440.
  8. Sharma, V. S. Stockholm Syndrome–Finally Decoded.
  9. Pramesti, M. A. M. Stockholm Syndrome Phenomenon: Love or Survival Instinct?.
  10. Nair, M. S. (2015). Stockholm syndrome -A self delusive survival strategy. INTERNATIONAL JOURNAL OF ADVANCED RESEARCH, 385-388.
  11. Neurosciences, I. G. (2014). Brain Activity in Love. In I. G. Neurosciences, Charité NeuroScience (CNS) (p. 6). Berlin: Charité – Universitätsmedizin Berlin.
  12. Namnyak, M., Tufton, N., Szekely, R., Toal, M., Worboys, S., & Sampson, E. L. (2008). ‘Stockholm syndrome’: Psychiatric diagnosis or urban myth? Acta Psychiatrica Scandinavica, 117 , 4–11. doi:10.1111/j.1600-0447.2007.01112.x.

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Uygulamayı indirin ve size en uygun psikologla eşleşin. Uzman psikoloğunuzla uyumunuzu görmek için 15 dakikalık ücretsiz ön görüşme yaparak terapi yolcuğunuza başlayın.