Psikolog Afra İşler
Yayınlanma 12.10.2022
Dopamin Nedir? Dopamin Ne İşe Yarar?

Ödüle Değer Bir Kimyasal: Dopamin ve İşlevleri

Tam şu an, rayları gökyüzünün derinlikleriyle yeryüzünün gizli güzellikleri arasına döşenmiş bir trene bindiniz. Yüzünüze çarpan rüzgârın tatlı gücünden anlıyorsunuz ki çok hızlı bir seyahat içindesiniz. Bu hıza rağmen çevrenizdeki her şeyi doyasıya yaşayıp tadını çıkara çıkara ilerliyorsunuz.

Daha öncesinde hiç görmediğiniz renkler, her bir notası kalbinize işleyip ruhunuzu dans ettiren müzikler, duyumsadığınız tatları unutturacak lezzetteki kokular eşliğinde, bir sihirli orman içindeki şelalenin içinden geçiyorsunuz. Okyanus, deniz ve ırmakların kavuştuğu bir görsel şölenin ortasında duruyorsunuz.

O da ne? Biraz ötede devasa boyut ve ihtişamıyla duran bir çeşme görünce o an ne kadar da çok susadığınızı fark edice koşup kana kana su içmeye çalışıyorsunuz. İçiyor içiyorsunuz ama bir türlü kanmıyorsunuz derken gözlerinizi açtınız! Aslında bir rüyadaydınız. Uyandığınızda görüyorsunuz ki gerçekten de diliniz damağınız kurumuş, çok susamışsınız. Mutfağa yönelip bir bardak su alıyorsunuz ve içtiğinizde çok daha iyi hissediyorsunuz.

Bu rüyadaki gibi, iyi hissettiren deneyimlerin benzerlerini dopamin yaşatmaktadır. Yataktan kalkıp su içmek gibi, karşılanmayan ihtiyaçlar için motive edilirken ve doyum sağlama/haz süreçleri ile birlikte farklı birçok alanda rol oynayan dopamini ele alacağız bu yazımızda.

Dopamin Nedir?

Çok sık sorulan bir sorudur dopamin hormonunun ne olduğu. Dopamin hormonu olarak bilinen bu kimyasal aslında hormon değil bir nörotransmitördür. Yani beyinde sinir hücrelerinin iletişiminde kullanılan ve insan vücudunun doğal olarak ürettiği bir beyin kimyasaldır. Ancak bu iki terim sıkça karıştırıldığından dopamin hormonu olarak bilinir.

Yeterli miktarda dopamine sahip olmak hem vücudun hem de beynin işlevselliği açısından hayati bir öneme sahiptir. Sinir hücrelerinin birbirine gönderdiği mesajların aracısıdır dopamin. Beynin ortasındaki bir grup sinir hücresi tarafından üretilir ve haberleşme sistemi içinde beynin diğer bölgelerine mesajlar gönderir2. Bu haberleşme sisteminin akış kalitesi, hem fizyolojik hem de psikolojik süreçler için değer taşımaktadır.

Bunlarla birlikte, dopaminin iyi hissetmemizde rol oynayan hormonlardan sadece biri olduğunu ve tek işlevinin de bu olmadığını gözden kaçırmamak gerekir. Özellikle “mutluluk hormonu” adıyla tanınan serotonin ile birlikte yaygın olarak “iyi hissettirme” yönüyle bilinse de işlevi bununla sınırlı değildir.

dopamin mutluluğundan ellerini kaldırmış bir erkek

Dopaminin İşlevleri

Dopamin ne işe yarar? Dopaminin vücut işlevleri açısından oldukça kritik bir yerde durduğunu söyleyebiliriz. Dopamin iyi hissetmemizi sağlayan bir beyin kimyasalı olmakla kalmaz, vücudun birçok farklı bölgesinde görev alır. Dopaminin işlevleri şöyle özetlenebilir:

  • Aşık olma hissi
  • Ruh hali ve duyguların düzenlenmesi
  • Haz ve ödül arama davranışları
  • Hareketlerin düzenlenmesi (motor işlevler)
  • Ağrı ve acı algısı
  • Uyku düzenlemesi
  • Bağımlılık gelişimi
  • Hafıza
  • Öğrenme
  • Dikkat ve konsantrasyon

Kendini iyi hissetme hormonu olarak adlandırılan bu önemli nörokimyasal ruh hâlini destekler, motivasyonu ve dikkati arttırır. Ayrıca hareketi, öğrenmeyi ve duygusal tepkileri düzenlemeye yardımcı olur1.

İlk düşündüğümüz işlevi olmasıyla birlikte, dopaminin gerçekten de önem arz eden yönü ödüldür. Yemek yemek, su içmek, yarışma kazanmak, seks yapmak gibi davranışlar sergilediğimizde keyif/haz, hatta öfori (çoşku) duygularına kapılırız ve bu davranışları pekiştirmek isteriz. Bunların hepsi bizi hayatta kalmaya ve üremeye teşvik eder3.

Aşkta Dopamin

Dopamin oldukça eski bir kimyasaldır ve diğer organizmalara nazaran oldukça karmaşık olan insanların aşk, yaratıcılık, hatta politik bağlılık gibi bir dizi faaliyetinden de sorumludur3. Bir kimyasalın hayatımızın bu denli çeşitli alanında rol oynayabileceğini düşünür müydünüz?

Dopamini yüksek ve aşık bir çift

Dopaminin Bedensel İşlevleri

Dopamin, yukarıda belirttiğimiz gibi, öğrenme ve dikkat, ruh hâli, hareket alanlarındaki işlevlerinin yanı sıra, aşağıdaki alanlarda da rol oynar4.

  • Nabız
  • Böbrek fonksiyonu
  • Kan damarı fonksiyonu
  • Uyku
  • Ağrının işlenmesi
  • Emzirme

Bunlara ek olarak dopamin, kan dolaşımına salınır ve “savaş ya da kaç” tepkisinde küçük bir rol oynar. Savaş ya da kaç tepkisi, bir tehlikeden kaçma ihtiyacı algılandığında veya gerçek stresli bir durumda vücudun verdiği tepkiyi ifade eder5.

Dopamin Nasıl Hissettirir?

Dopamin istemenize, arzulamanıza, araştırmanıza ve arayıp bulmanıza yol açar. Genel uyarılma seviyenizi ve hedefe yönelik davranışı arttırır. Sizi fikirler hakkında meraklandırır ve bilgi arayışınızı besler1. Bir fizyolojik ihtiyacımızı karşılarken ya da rutin işler yaparken dopamin seviyelerimiz ile bir başarımız ya da gerçekleşen hayalimiz sonucu ortaya çıkan dopamin, aynı düzeyde olmayabilir.

İyi Hissettiren Dopaminin Öteki Yüzü

Dopamin, sık sık Instagram'ı kontrol etmekten madde kullanımına kadar keyif veren davranışların tekrarlanacağı döngüler (ödül arayışları) yaratabilir. Ayrıca, dopamin eksikliği veya fazlası çeşitli yönlerden birçok probleme yol açabilir:1.

  • Alzheimer hastalığı
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
  • Psikoz ve şizofreni
  • Parkinson hastalığı
  • Gelişim sürecindeki zihinsel engeller
  • Depresif bozukluklar
  • Aşırı yeme
  • Bağımlılık ve kumar
  • Titreme ve denge kaybı
  • Odaklanamama ve düşük enerji
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Başkalarının fark edebileceği kadar yavaş hareket etmek

Dopamin Toleransı ve Dopamin Orucu

Merak edilen dopamin orucu ya da dopamin detoksu nedir? Kaliforniyalı psikiyatrist Dr. Cameron Sepah tarafından yaratılan dopamin orucuyla amaçlanan modern, teknoloji merkezli bir toplumdaki yaşama eşlik eden sağlıksız uyaranların (mesajlar, bildirimler, sesli uyarılar/bip sesleri, zil sesleri) daha az egemen olabileceği bilişsel davranışçı terapiye dayalı bir yöntemdir6.

Bu yöntem, bize anında fakat kısa ömürlü bir enerji (haz) sağlayan ve ödüle teşvik eden ipuçlarına/uyaranlara otomatik yanıt vermemiz yerine, beynimizin potansiyel bağımlılık yaratan bu “bombardımana” ara vermesine ve kendini yenilemesine izin vermemize dayanıyor. Sonuçta, kendimizi yalnız-sıkılmış hissetmemize ya da daha basit ve doğal aktiviteler yapmaktan zevk almamıza alan açarak, hayatımız üzerindeki kontrolü yeniden kazanmamıza ve (mutluluğumuzu engelleyebilecek) kompulsif/dürtüsel davranışlarla daha iyi başa çıkmamıza odaklanıyor6.

Dopamin Toleransını Düşürmek

“Tolerans” kavramı, insan ilişkilerindeki hoşgörüye karşılık gelse de, söz konusu bağlamdaki anlamı farklıdır. Örneğin kahveyle aranızın pek de iyi olmadığını düşünelim. Böyle bir durumda, kahvenin bir bardağı bile uykunuzu açıp sizi zinde ve iyi hissettirmeye yetebilirken bu eşliği devam ettirdiğinizde bir bardak, hatta zamanla 3-5 bardak bile vücudunuzda çok bir etki yaratmamaya başlar (Kafeinin zararlarını bir kenara bıraktığımızı varsayıyoruz).

Sonuçta, belirgin bir etki-heyecan yaratacak kahve yani kafein miktarının zamanla artmasının dolayısıyla daha fazlasına ihtiyaç duyma durumunun bir tolerans geliştirme olduğunu söyleyebiliriz.

Kafein örneğiyle açıklanan bu kavram, dopamin orucunun ya da dopamin detoksunun mantığını anlamak için önemlidir: Homeostazı (vücudun dengesi) korumaya programlanan bedenimiz, anlık haz üreten fazla sayıda dopamine maruz kaldığında -yani bir bombardımana uğradığında- standart aktivitelere karşı zamanla tolerans geliştirir. Bu nedenle günlük hayatta bize fayda sağlayacak basit eylemleri bile yapmakta zorlanmaya başlarız; inanılmaz sıkılırız ve bir türlü odaklanamayız. Bizi heyecanlandıracak yeni şeyler isteriz, yararlı ya da besleyici olup olmadığına bakmaksızın hep-hep daha fazlasını isteriz.

Anlık Hazlarla Savrulan Beynimize “Dur!” Demek

Günümüzde, Instagram’ın keşfet bölümündeki sayısız ilgi çekici gönderinin ya da sadece öğle yemeğine eşlik etmesi için ziyaret ettiğimiz YouTube’un benzer içerik önerilerinin saatlerimizi almasına bir şekilde maruz kalsak da, tepkisi otomatikleşen bir kurban rolünü kabullenmek, insan kadar sofistike bir varlık için oldukça basit bir kaçış yolu gibi görünüyor.

Hayatımız üzerindeki kontrolümüz, aslında değiştirebileceğimiz şeylerin de olduğunu fark ettiğimiz anda başlıyor. Fark ettikten sonra, değişime doğru atacağımız adımların şekli de büyüklüğü de bize kalıyor. Öyleyse şunu söyleyebiliriz ki verdiği hazza tolerans geliştirmiş olduğumuz için dikkatimizi toplayıp gerçekleştirmekte zorlandığımız aktiviteleri (egzersiz, resim yapmak, kitap okumak, yazı yazmak, doğa ile temas etmek) hayatımıza dâhil etmek, verimimizi arttırıp gelişimimizi desteklemek elbette ki mümkün.

Hatırlamak gerekir ki iyiye yönelik de olsa alışkanlıklarımızı değiştirmek zaman, emek ve istikrar ister. Bu yüzden zorlanıyor olmak oldukça anlaşılır. Zorlandığımız noktada, aslında kendimize paha biçilmez bir yatırım yapıyor olduğumuzu düşünmek bizi içten şekilde sarıp sarmalayabilir. Belki bunu yapmak için tam da şu an doğru zamandır, ne dersiniz?


Kaynakça

  1. Psychology Today
  2. Healthdirect Australia
  3. American Psychological Association
  4. Harvard Health
  5. Cleveland Clinic
  6. Harvard Health

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Uygulamayı indirin ve size en uygun psikologla eşleşin. Uzman psikoloğunuzla uyumunuzu görmek için 15 dakikalık ücretsiz ön görüşme yaparak terapi yolcuğunuza başlayın.