Çocuğunuza Ödev Yaptırmak ve Süreci Stressiz Hale Getirmek

Çocuğunuza Ödev Yaptırmak ve Süreci Stressiz Hale Getirmek

Bebekliğinizle İlişkili Bağlanma Teorisinin İlişkilerinizdeki Etkileri
5 Eylül 2020
Narsist Ne Demektir? Narsist Bireyle Nasıl Başa Çıkılır?
9 Eylül 2020

Çocukların eğitim yaşamı boyunca birçok anne baba için büyük zorluk yaratan bir konu olabiliyor ödev. Ödevini hatırlatmalı mıyım, ödev yaparken yanında durmalı mıyım, ödevini kontrol etmeli miyim ya da ödev alışkanlığını nasıl kazandıracağım gibi sorular ebeveynlerin zihnini meşgul edebiliyor. Öğrencilerin ödev alışkanlığı kazanırken hem kendilerinin hem de anne babaların stressiz bir şekilde bu süreci atlatabilmeleri için birkaç noktaya dikkat etmekte fayda olacaktır.

Ödevi Düzen Haline Getirmek

Öğrencilerin günlük programı içinde ödev saatine yer vermek, ödev yapma konusunda iyi bir başlangıçtır. Fakat ödev saatinin ne zaman olacağıyla ilgili öğrenciye baskı yapmamak ve bu saati karşılıklı, ortak olarak belirlemek, öğrenciye kendi sorumluluğuyla ilgili aynı zamanda söz hakkı vermek demektir. Bu adım, ödev yapma sürecine dair öğrenciyi motive edecek aynı zamanda ileriki yaşantısındaki sorumluluklarını bir düzen içinde yapmayı öğretecektir.

Ödev için Alan Belirlemek

            Ödev için mutlaka çocuğun başka uyaranlar tarafından (oyuncak, tablet, televizyon gibi) dikkatinin dağıtılmayacağı bir alan yaratılmalıdır. Bu düzen, evin şartlarına göre ebeveynler tarafından sağlanmalı, salonda tüm aile fertlerinin sohbet ettiği bir ortam olmamalıdır. Bu alan öğrencinin kendi odası olabileceği gibi evin başka bir odasına masa konularak da yaratılabilir. Öğrencinin ödev yapması için düzenlenmiş olan bu alanda ihtiyacı olan tüm ders materyallerinin bulunması önemlidir. Öğrenci ihtiyacı olan materyallere ulaşmak için alan ya da oda değişimi yapmamalı, dikkati dağılmamalıdır.

Mükemmeliyetçi Olmamak

            Ebeveynler olarak zaman zaman çocuklarımızın ödevlerinin tamamını yapmış ve hepsini doğru olarak yapmış olmalarını bekleyebiliyoruz. Ancak ödevler tam da bu sebeple, yani öğrencilerin yanlış yaparak da öğrenebileceği bir çalışma ve öğrenme aracıdır. Öğrenciye yanlış yapma hakkı tanımak, yanlışlarından öğrenmesine fırsat vermek, beklentilerimizi ‘mükemmel’ düzeyine çıkarmadan çocuğumuza destek olmak ödev yapma sorumluluğunun daha kolay kazanılmasına yardımcı olacaktır. Mükemmel ödev yapmasını, mükemmel öğrenci olmasını bekleyen bir anne baba ile yaşamak tüm çocuklar için çok zorlayıcı ve demotive edicidir.

Çabasını Takdir ve Motive Etmek

            Hemen yukarı da bahsettiğimiz mükemmeliyetçi olmanın yanı sıraanne babalar olarak genellikle çocuklarımız ödevlerini doğru yaptıklarında onları takdir etme eğilimi içinde olabiliyoruz. Fakat ödevin doğru ya da yanlış yapılmasından öncelikli çocuğun ödevi için çaba gösteriyor olması ve tamamlamaya çalışmasıdır. Ebeveynler olarak takdir edip çocuğumuzu motive etmemiz gereken nokta da öncelikle çabasıdır. Öğrencinin ödevini doğru ya da yanlış yapmasıyla ilgili yorum yapması gereken kişi öğretmenidir. ‘Bugün ödevini yapmak için çok uğraştın, bu kadar çaba gösterdiğin için senin adına çok mutlu oluyorum’ gibi cümlelerle çabasının dışarıdan görüldüğü gösterilerek çabasına vurgu yapılabilir. Bu şekilde sonuca yani doğru ya da yanlış ödevden ziyade sürece odaklanılan taktir cümleleri öğrenciyi direkt olarak uzun vadeli şekilde motive eder.

Öğretmenle İş Birliği Yapmak

            Öğrencinin ödevi ile ilgili öğretmeniyle iş birliği içinde olmak ödev sorumluluğu kazandırılırken temel adımdır. Ödevini yapmak ya da yapmamakla ilgili sorumluluğu denetleyen kişi öğretmen olmalıdır. Anne babanın evde basitçe kontrolü yaptıktan sonra istenmeyen bir sonuç ile karşılaştığında (öğrenci ödevi yapmayı reddettiğinde veya yarım bıraktığında) konuyla ilgili öğretmene bilgi vermesi (öğrencinin sınıf seviyesine göre) ve öğrenciyi öğretmene yönlendirmesi sağlıklı olacaktır. Bu durumda örneğin ödevin zorluğu ile ilgili bir sorun yaşıyorsa öğrenci, öğretmen ile bunu çözebilecektir.

            Buna ek olarak, anne baba evde ebeveyn olarak kalmalıdır. Eğitmen, öğretmen ya da ödevle ilgili karar mercii haline gelen anne babalar zamanla çocukları ile ilişkilerinde bozulmalar, zorlanmalarla karşılaşmaktadır. Anne ve babanın ödevle ile ilgili evdeki rolü ebeveynlik ve duygusal destek vermek olarak kalmalıdır ve ebeveynler öğretmen rolünü üstlenmemelidir. Böylece rol karmaşası yaşamayan öğrenci ödev sorumluluğuyla ilgili duygusal bir zorluk yaşarsa bunu aile üyeleriyle paylaşıp konunun eğitimsel kısmını da öğretmeniyle konuşabilecektir.

Son olarak, yine öğrencinin bulunduğu eğitim seviyesiyle ilişkili olarak daha ufak sınıflarda (ilköğretim düzeyi), öğretmen ve ailenin ödev sorumluluğu ile ilgili aynı dilde konuşması, ağız birliği yapması çok önemlidir. İki tarafın iş birliği içinde olduğu, ödevin öğretmen tarafından değerlendirileceği ve ödevin yapılıp yapılamadığına dair açıklamanın öğretmene yapılması gerektiği bilinci iki taraf tarafından da öğrenciye hissettirilmelidir.

Yardım İçin Hazır Olmak

            Öğretmenle iş birliği yaparken sorumluluğu tamamen öğretmene yüklemeden evde de öğrencinin desteği olduğu bilmesi ödevle ilgili algısını olumlu etkileyecektir. Öğrencinin bulunduğu eğitim seviyesine bağlı olarak ebeveynlerinde destek için hazır olmaları önemlidir. Fakat bu destek, ödevin anne baba tarafından yapılmasını içermemelidir. Evde ödevine gereğinden fazla yardım alan bir öğrenci bir süre sonra çaba göstermeyi, ödev sorumluluğunu kendisi üstlenmeyi bırakacaktır. Öğrencinin kendi yapması gereken bir sorumluluk olan ödev, anne babası tarafından yapıldığında özgüveni de olumsuz anlamda etkilenmiş olacaktır.  

Hiwell Nedir?

Hiwell, online bir platformda uzman klinik psikologlarla danışanları bir araya getirerek psikolojik danışmanlığı ulaşılabilir, uygun fiyatlı ve konforlu hale getirir. Hiwell, danışanların video görüşmeler ve mesajlarla uzman psikologlardan hizmet almasını sağlar. “Başlayın” diyerek sizin için özel tasarlanmış psikolojik danışmanlık sürecinize hemen başlayabilirsiniz.

Cansu Buket Tokat
Cansu Buket Tokat
Tam burslu olarak okuma hakkı kazandığı Özyeğin Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimini onur derecesiyle tamamlamasının ardından Acıbadem Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır. Başta 9 ay süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde olmak üzere çeşitli kurumlarda klinik staj ve gönüllü çalışmalarını tamamlamıştır. Çocuk, ergen ve yetişkinlerle bireysel çalışmalarını sürdürmektedir. Uluslararası geçerli Oyun ve EMDR Terapistidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başlayın