Kusursuz Değil Yeterince İyi Ebeveynlik: Çocuğumu Nasıl Yetiştirmeliyim?

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Siz de 500 bin mutlu danışanımız gibi hayatınızın kontrolünü elinize alın.

Yeterince İyi Ebeveynlik Nedir?

Yeterince iyi ebeveyn olmak; çocuğuna duyarlı, sıcak ve empatiyle yaklaşmak, fiziksel ve duygusal olarak ulaşılabilir olmak ve çocuğun ihtiyaçlarına yanıt verebilmektir1. Yeterince iyi ebeveynlikte en temelde çocuk için güvenli bir ortam yaratılır ve çocuğun ihtiyaçlarına olabildiğince uygun biçimde verilen yanıtlarla her zaman yanında olunacağı mesajı verilir.

Çocuk yetiştirmek ilk andan itibaren açığa çıkardığı mutluluk ve heyecan duygularıyla birlikte bazı endişeleri de beraberinde getirebilir. Ebeveynler, büyük bir baskıyı sırtlanarak çocuklarına nasıl daha iyi bir ebeveyn olacaklarını, onların ihtiyaçlarına nasıl belki de en mükemmel şekilde yanıt verebileceklerini bulmaya çalışırlar.

Ebeveynliğin yanı sıra iş stresi, evlilik sorunları, varsa diğer çocuklara dair meseleler ya da kişisel sorunlar da bir yandan kendini göstermeye devam eder. Tüm bunlar varken "mükemmel" olmak zorunda hisseden ebeveynler, bunu tam olarak nasıl yapacaklarını bulmakta zorlanabilirler. Her kural, her çocuğa işlemez; ebeveyn için işler giderek daha da zorlaşmaya başlar...

ilgili ve yeterince iyi bir anne ve çocuğunun çizimi

Peki size mükemmel değil ancak yeterince iyi bir ebeveyn olmanın çocuğunuzun ihtiyacı olan tek şey olduğunu söylesek? Kusursuz değil hatta kusurlara rağmen çocuğunuz için yeterli olacak bir ebeveyn olabilmek, kulağa nasıl gelirdi? Yeterince iyi olmaktan ne kastettiğimizi gelin birlikte inceleyelim.

Ebeveynlikte "Yeterince İyi" Kavramının Ortaya Çıkışı

1950'lerde çocuk doktoru psikanalist Dr. Winnicott, anneler ve bebeklerle süregelen araştırmaları sonucunda, annelerin bebeklerinin ihtiyaçlarına yüzde yüz tutarlılıkta ve doğrulukta yanıtlar vermesinin aslında o kadar gerekli olmayabileceğini ortaya koydu2.

Araştırmada, bu oranın yüzde otuz dolaylarında, bir diğer deyişle ihtiyaçların üçte bir oranında gerçekten iyi biçimde yanıtlanmış olduğu koşullarda dahi, yeterince iyi ilgi görmüş bebeklerin güvenli bağlanmış mutlu bebekler olarak büyüdükleri görüldü. Güvenli bağlanma, bebeklerin çevrelerini rahatlıkla keşfe çıkabilmeleri ve geri döndüklerinde onlara konfor sağlayan güvenli bir kaynak olarak ebeveynlerini bulabilecekleri anlamına geliyordu3.

“Yeterince iyi” kavramı, ebeveynlerin olabildiğince ve genel manada tutarlı, çocuğuna iyi bir bakım veren ve zaman zaman hatalar yapan hallerini anlatır2. Çocuk, ancak bu şekilde bireysel anlamda gelişebilir ve kendi kendine kullanacağı becerileri edinebilir.

Aynı zamanda çocuğun gördüğü ve deneyimlediği her hatalı ebeveyn davranışının, çocuğu dış gerçekliğe hazırladığını vurgulayan Winnicott, çocukları mükemmellikten uzak dünyamıza mükemmel biçimde yetiştirerek hazırlamanın mümkün olmayacağını söyler2.

Winnicott bu çalışmalarında “yeterince iyi annelik” kavramı üzerinden ilerledi2. Bettelheim ise bu kavramı “yeterince iyi ebeveynlik” olarak yeniden düzenleyerek aynı isimle bir kitap ortaya koydu ve kavram babaları da sahneye davet etmiş oldu4.

Ebeveynlerin mükemmel olmasını beklememek gerektiği gibi büyüyen çocukların da mükemmel insanlar olmasını beklememek gerektiğini vurgulayan Bettelheim, mükemmellik tabirinin insanlık için uygun bir kelime olmadığını işaret ediyordu4. Önemli olan, olabildiğince iyi insan ilişkileri inşa edebilmekti. Takip eden süreçte “yeterince iyi ebeveynlik” şemsiyesi altında kavramsallaştırma sağlanmış oldu.

Woodhouse ise Winnicott’tan yıllar sonra, ebeveynler tarafından bebeklere verilen yanıtlardaki gerekli ve yeterli seviyeyi yüzde elli olarak hesapladı5. Tüm yanıtların yarısında anneler bebeklere en uygun biçimde yaklaşırken, yarısında durum aynı olmuyordu. Sonuç yıllar boyunca değişmeden benzer bir yere çıkıyordu, ebeveynlerin kusursuz bir biçimde bebeklere yanıt vermeleri gerekmiyordu.

Yeterince İyi Ebeveyn Nasıl Olunur?

Araştırmaların da söz ettiği gibi ebeveynler her zaman bebeklerinin ve büyürken çocuklarının ihtiyaçlarını anlama, o an için uygun bir karşılık verebilme konusunda kusursuz olamazlar. Çeşitli bireysel, fiziki ya da ilişkisel nedenlerle bunu yapamadıkları ve o kadar uyumlu olmayan bir tepki ile bebeğin ihtiyacını tam olarak karşılayamadıkları anlar olabilir.

Bebekler, bu ufak hayal kırıklıklarını yaşayarak bir bakıma dayanıklılık kazanırlar2. Yeri geldiğinde onları en iyi biçimde karşılayan ebeveynleri varken yeri geldiğinde yalnız ya da anlaşılmamış halde kalan bebekler, zaman içerisinde bu anlarda kendilerini sakinleştirme becerisi elde ederler.

Bu noktada bahsi geçen ebeveynlerden gelen uyumsuz yanıtların içerisinde travmaya yol açabilecek ölçüde ihmal davranışları olmasından söz etmiyoruz. Winnicott bu konuda hassas bir ayrımdan söz eder6. Çocuğa karşı sergilenen ihmalkâr ebeveyn tutumları iyi bir ebeveynlikten söz ettiğimiz bu koşulda dışarıda bırakmamız gereken bir mesele olmak durumunda.

Ebeveynler, çocuklarını tam manada anlayamadıkları ve onların ihtiyaçlarını karşılayamadıkları anlarda onları ihmal etmiş olmazlar, aksine meraklı ancak isabetsiz davranışlar sergiliyor olabilirler. Çocuklar ise bebekliklerinden itibaren yavaş yavaş elde ettikleri dayanıklılık ve kendini yatıştırma becerilerini büyürken geliştirir ve genel anlamda kullandıkları bir mekanizmaya dönüştürürler2. Bu mekanizma, onların hayat boyu stres barındıran anların içinden geçmelerine destek verir ve kendilerini yatıştırmalarına yardım eder.

Aslında bahsi geçen ebeveynler, çocuklarının yaratıcısı ya da geleceğini şekillendireni değil, daha çok eşlik edeni oldukları bir pozisyonda bulunmuş olurlar4. Kendileri mükemmel olmadıkça çocukları da kusursuz olmak zorunda kalmaz. Ebeveynin konumu hata yapan, hatası üzerine konuşabilen ya da hatanın telafisi için efor gösterebilen, çocuğuna hayatta eşlik edebilen ve elinden geldiğince bu pozisyonu koruyan bir noktadadır.

yeterince iyi ebeveynler ve çocuklarının çizimi

Çocuğun Duygularına Alan Açmak

Başka bir açıdan baktığımızda mükemmel ebeveynlik düşünceleri, çocukların zorlandıkları duygular içerisinde kalmalarını engellemek gibi tutumlar ile sonuçlanabilir6. Ancak aynı bizler gibi, çocukların da zorlayıcı hayat deneyimleri olabilir ve pek çok duyguyla belki de yeni temas halindeler. Deneyimledikleri stres bazı zamanlarda normal, hatta gelişimleri için gerekli bir durum olarak değerlendirilebilir.

Bu anlarda ebeveynin çocuğun duygusunu deneyimlemesine alan açması, meraklı ve saygılı bir biçimde bu duygunun seyircisi olması; belki çocuğun ifadesine cesaret vermesi gibi rolleri olduğu düşünülebilir. O an bunları gerçekleştiremeyen ebeveyn, belki de sonrasında çocuğa birtakım sorular sorarak ya da yaşanılana dair desteğini göstererek yaptığı telafiyle yeterince iyi bir ebeveynlik sergilemiş olabilir.

"Mükemmel" bir ebeveyn bebeğinin kaygı ya da öfke deneyimlemesini engellemeye çalışabilir. Bunu yaparak aslında bebeğine olumsuz duyguları deneyimlemesi için bir alan açmamış olur1.

Yeterince iyi bir ebeveyn ise çocuğuna karşı duyarlıdır. İlk dönemlerde bebeği yıkıcı duygusal deneyimlere karşı kolladığı ve yanında olduğu için ona sakinleşmeyi öğretir. Bebek zaman içerisinde kendini yatıştırma kapasitesi geliştirip ebeveynin geri gelmesi süresince beklemeyi tolere edebilir.

Küçük küçük stres anları yaşayan ve bu duygu alanlarında tek başına denemeler yaparak büyüyen çocuğun olumsuz duygular deneyimlemesine ebeveyni alan verir1. Çocuk, olumsuz duyguların içerisinde kaybolmadan da onları deneyimlenebileceğine dair bir fikir edinmeye başlar. Belki bunu her seferinde mükemmel bir biçimde yapamaz ancak ebeveyni gibi o da bunu yeterince yapabilmenin kendisine iyi geldiğini görebilir.

Her Çocuk Farklıdır

İyi bir ebeveyn olmak tek bir yöntemin takibiyle gerçekleşebilecek bir olgu değil. Bahsettiğimiz yakınlık, sıcaklık, empatiklik ve yanıt veren güvenli hal tasvirinin tamamının, çocuğun ihtiyacına göre şekilleneceğini unutmamak önemli1.

Aslında uygun yakınlık ve tepkiler ebeveynin açısından değil ancak bebeğin açısından düşünülerek kurgulanabilir. Bebek büyürken, hayata ilk adımlarını atarken ve yetişkinliğe koşarken de aynı şey geçerlidir: Yeterince iyi ebeveyn, kendi istek ve ihtiyaçlarının ötesinde çocuğunun istek ve ihtiyaçlarını gözeten ve destekleyen konumdadır4.

Ek olarak her bebeğin mizacı ve gelişim sürecinde yaşamsal olayların etkisiyle çocuğun ihtiyaçları değişiklik gösterecektir1. Bu bireysel faktörleri gözeterek biricik bir ebeveynlik deneyimi söz konusu olacaktır. Ebeveynlik, aynı çiftin bir sonraki çocuğunda dahi farklılıklar gösterecektir. Bu noktada alınabilecek en doğru konum, içten gelen bakım verme güdülerine de güvenerek yeterince iyi ebeveyn olmaya dair tanımlamalar çerçevesinde bir ebeveyn olarak var olabilmekten geçer.

Ebeveynlik yolculuğunda destek ihtiyacı hissettiğiniz durumlarda, Hiwell Online Terapi ve Psikolojik Danışmanlık bünyesindeki uzman online terapistlerden destek alabilir; ebeveynlik deneyiminizi yeterince iyi bir konumda tutmak üzerine uzman psikologlarla çalışabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Leigh, B., 2016, The ‘Good Enough’ Parent, Centre For Perinatal Psychology. https://www.centreforperinatalpsychology.com.au/good-enough-parent
  2. 2021, Good Enough Parenting, Forest for the Trees Perinatal Psychology. https://forestpsychology.com.au/good-enough-parenting/
  3. Lehigh University, 2019, 'Good enough' parenting is good enough, study finds, Science Daily.
  4. Gray, P., 2015, The Good Enough Parent Is the Best Parent, Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/freedom-learn/201512/the-good-enough-parent-is-the-best-parent
  5. Woodhouse S.S. et al., 2019, Secure base provision: A new approach to examining links between maternal caregiving and infant attachment, Child Development.
  6. Balis, C., 2021, Why Good-Enough Parenting Needs to be a Movement, Today’s Parent. https://www.todaysparent.com/family/parenting/good-enough-parenting/
  7. https://uskudar.edu.tr/tr/icerik/8295/prof-dr-nevzat-tarhan-anne-bagimliligi-cocugun-ozguvenine-zarar-veriyor
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.