Neden Karar Vermekte Zorlanırız?

Kararsızlıkla Başa Çıkmak

Seçim yapmak gündelik hayatımızın büyük bir parçasıdır. Yemek yeme, alışveriş yapma, giyinme gibi basit eylemlerde bile birçok seçeneğimiz olabildiğinden, bu seçenekler arasında kalıp bir türlü karar veremiyor olabiliriz. Kararsızlık da seçenekler arasından seçim yapamamak durumunu ifade etmek için kullanılır. Peki, neden kararsız kalırız? Kararsızlığın altında yatan sebepler nelerdir? Kararsızlığı nasıl yenebilir, onunla nasıl başa çıkabiliriz? Bu sorulara cevap verebilmek için gelin kararsızlığın nerede başladığına yakından bakalım.

Seçim Yapmanın Dayanılmaz Ağırlığı

Seçim yapmak gündelik hayatımızın büyük bir parçasıdır. Yemek yeme, alışveriş yapma, giyinme gibi basit eylemlerde bile birçok seçenek arasında kalabiliriz. Peki, neden kararsız kalırız? Kararsızlığın altında yatan sebepler nelerdir?

Seçim yapamama ve seçenekler arasında kalma olarak tanımlanan kararsızlık, hepimizin zaman zaman yaşadığı bir durumdur. Temel sebepleri kesin olarak bilinmese de bireyin kişilik yapısı, duygu durumu ve gelişimsel öyküsü patolojik düzeyde kararsızlığa dahi sebep olabilir. Yetersizlik hissi, hata yapma korkusu ve belirsizlik karşısında endişeye kapılma gibi sebepler karar verme sürecinde kişiye zorluk yaşatan faktörlendendir. Özellikle, özgüven eksikliği yaşayan bireylerde sıkça rastlanan bu durum, bireyin eylemlerini kısıtlamaya başlar. Buna ek olarak, kararsızlık mükemmeliyetçilik ile de ilişkilendirilebilir. Bir işi tam anlamıyla bitirememe korkusu endişeye, dolayısıyla seçim yapamamaya sebep olabilir.

Ayrıca, korumacı ve kontrolcü ailede yetişen çocuklarda bu durum oldukça yaygındır. Çocuğa seçim hakkı sunmamak, duygularını ve isteklerini ifade etmesini zorlaştırabilir. Çocuğun neyi sevip sevmediğini, neye ihtiyaç duyduğunu dile getirememesi zamanla ebeveyne karşı bağımlılık geliştirmesinin yolunu açabilir. Bu çocuklar, yetişkinlik dönemlerinde yalnız kalmaktan, sorumluluk almaktan ve eleştiriden uzak bir hayat arzulayabilir. Sosyal hayata uyum sağlamakta zorlanan bu bireyler belirsizlik halinde aşırı ve tekrarlayıcı düşüncelere kapılma eğilimindedir. Kişiler, karar verme anında şüpheye düşebilir ve takıntılı düşüncelere kapılabilir. Duygu durum da karar vermede önemli bir başka etmendir. Örneğin depresif duygulanıma meyilli bir birey risk almak ve geleceği düşünmek istemeyebilir. Haliyle, bu kişiler için karar vermek büyük bir yük haline gelir.

Kararsızlıkla Nasıl Başa Çıkarız?

Kaygıyı görünür kılın: Kararsızlık, temelinde kaygı ve endişe duygusunu barındırır. Öncelikli olarak bakılacak nokta, karar vermeyi engelleyen duygunun ne olduğu ve ne gibi sonuçlar doğuracağıdır. Kaygıyı meydana getiren sebepleri bulmak ve bunların farkında olmak karar vermemizi kolaylaştırabilir. Endişenin kaynağı bulunduğu takdirde, aslında hangi seçeneğin bize daha yakın olduğunu bulmamız da kolaylaşır.

Fikirlerinizi netleştirin.

İsteklerinizi ve duygularınızı ön planda tutarak karar verilecek durumu tekrardan değerlendirin. Kritik bir karar alınacak ise kendinize iki seçeneğin olumlu ve olumsuz taraflarını gösterecek bir liste oluşturabilirsiniz. Hangi seçeneğe daha yakınım? veya hangi seçeneği eleyebilirim? sorularına, bu yolla cevap bulabilirsiniz. Yazarak düşüncelerinizi netleştirmiş olacaksınız. Örneğin, iki iş arasında seçim yapacağınızı düşünelim. Maaş, çalışma saati, iş ortamı ve konumuna göre sizin için önemli olan kriterleri not edip karşılaştırabilirsiniz.

Sonuçları gözden geçirin.

Karar vermeyi sorun olarak görmek kişide stres yaratır. Bu stresin altından kalkmak için seçeneklerin uzun vadede artı ve eksilerini düşünmekte yarar vardır. Bu kararın bana faydası veya zararı nedir? İleride ne gibi sonuçlar ile karşılaşacağım? Vereceğim karar ileriye dönük hedeflerim ile uyuşuyor mu? gibi sorular kişinin karar verilecek konuda ne gibi durumlar ile karşılaşacağını önceden bilmesini sağlar. Böylelikle, bir problem ile karşılaşılsa bile çözüm yollarını önceden haritalandırmış olursunuz.

Psikolojik destek alın.

Karar verememe psikolojik bir problemin hem sebebi hem de sonucu olabilir. Eğer yaşadığınız kararsızlık aşırı strese sebep oluyor, sosyal ilişkilerinizi etkiliyor ve eylemlerinizi kısıtlıyorsa psikolojik destek alabilirsiniz. Problemin kaynağına ulaşılması terapide hedef olarak belirlenir. Dolayısıyla kararsızlığı oluşturan unsurlar terapi ortamında aydınlatılarak danışanın farkına varması sağlanır. Böylelikle, karar verme süreci hem sebep hem sonuç olarak çalışabilir.

Kaynakça

  1. Appel, H., Englich, B., & Burghardt, J. (2021). “I Know What I Like”–Indecisiveness Is Unrelated to Behavioral Indicators of Evaluation Difficulties. Frontiers in psychology, 4042.
  2. A. D. Fabio, et al. (2020). Decisional Styles. John Wiley & Sons, Ltd, sf: 107-111. doi: 10.1002/9781118970843.ch195.

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Uygulamayı indir ve size en uygun psikologu eşleyelim, ücretsiz ön görüşmenizi yapın ve alanında uzman psikologlarımızla görüşün.