Daha iyi hissetmeye bugün başlayın
Hiwell altyapısıyla 1 milyonu aşkın kullanıcı psikolojik destek yolculuğuna güvenli bir adım attı! Siz de size en uygun uzman ile şimdi ücretsiz ön görüşme yaparak tanışın.
BaşlayınDermatillomani (skin picking), kişinin cildini tekrarlayıcı ve dürtüsel biçimde yolma, sıkma, koparma ya da kaşıma davranışıyla karakterize edilen bir bozukluktur1 Bu davranışlar çoğu zaman kişinin kontrolü dışında gelişir ve ciltte yara, enfeksiyon, iz ya da kalıcı doku hasarına yol açabilir. Dermatillomani, Obsesif Kompulsif ve İlişkili Bozukluklar başlığı altında değerlendirilir ve kişinin günlük yaşam işlevselliğini belirgin biçimde etkileyebilir.
Cilt Yolma Hastalığı (Dermatillomani) Nedir?
Cilt yolma hastalığı, yalnızca estetik bir sorun değil; psikolojik temelleri olan klinik bir durumdur. Bireyler genellikle sivilce, kabuk, ben ya da pürüz hissettikleri bölgeleri hedef alır. Bu döngü, davranışın sürmesine neden olan önemli bir pekiştirici mekanizma oluşturur. Hastalık; yüz, kollar, bacaklar, saçlı deri ve sırt gibi kolay ulaşılabilen bölgelerde daha sık görülür2
Cilt yolma hastalığı, bireyin cildinde gerçek ya da algılanan kusurlara yönelik olarak tekrarlayıcı biçimde yolma, koparma, sıkma, kaşıma veya kazıma davranışları sergilemesiyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluktur. Bu davranışlar çoğu zaman kişinin iradesi dışında gelişir ve kişi davranışı durdurmak istese bile bunu başarmakta zorlanır.
Davranışın psikolojik döngüsü dikkat çekicidir. Yolma öncesinde bireyde yoğun bir içsel gerginlik, huzursuzluk, sıkıntı ya da ciltteki kusura odaklanma hali ortaya çıkar. Yolma davranışı sırasında geçici bir rahatlama, tatmin ya da haz hissi yaşanabilir. Ancak bu rahatlama kısa sürelidir ve sonrasında suçluluk, utanç, pişmanlık ve kendine yönelik öfke duyguları sıklıkla görülür. Bu durum, cilt yolma hastalığını sürdüren kısır bir döngü yaratır3
Cilt yolma hastalığı yani skin picking; kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon, beden algısı sorunları ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi diğer ruhsal bozukluklarla birlikte görülebilir4
Bu bozukluğun bir diğer önemli yönü kaçınma davranışlarıdır. Kişiler ciltlerindeki izleri gizlemek için uzun kollu giysiler tercih edebilir, makyajla yaraları kapatmaya çalışabilir ya da sosyal ortamlardan uzak durabilir. Bu durum sosyal izolasyonu artırarak psikolojik yükü daha da ağırlaştırabilir.
Uluslararası tanı sistemlerinde dermatillomani, Skin Picking Disorder (Excoriation Disorder) olarak adlandırılır. Tanı koyulabilmesi için:4
Ciltte tekrarlayıcı yolma davranışlarının bulunması,
Bu davranışları azaltmaya yönelik başarısız girişimlerin olması,
Davranışın sosyal, akademik ya da mesleki işlevsellikte bozulmaya yol açması,
Tıbbi bir durum ya da madde kullanımına bağlı olmaması kriterleri dikkate alınır.
Bu bozukluk, çocukluk, ergenlik ya da yetişkinlik döneminde başlayabilir ve kadınlarda daha sık bildirilmektedir.
Dermatillomaninin Psikolojik Temelleri
Dermatillomaninin ortaya çıkışı ve sürdürülmesinde tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Bu davranış, biyolojik yatkınlıklar, psikolojik süreçler ve çevresel etkenlerin etkileşimi sonucunda gelişir. Özellikle duygu düzenleme güçlükleri ve öğrenilmiş baş etme biçimleri, dermatillomaninin psikolojik temelini oluşturan ana unsurlar arasında yer alır.
Cilt Yolma Davranışının Kaygı Ve Stres İle İlişkisi
Kaygı ve stres, dermatillomaninin hem ortaya çıkmasında hem de sürdürülmesinde merkezi bir rol oynar. Birçok bireyde cilt yolma davranışı, yoğun içsel gerginlik, huzursuzluk ve kontrol edilemeyen kaygı durumlarında belirgin biçimde artış göstermektedir. Bu yönüyle dermatillomani, kaygıyı azaltmaya yönelik kısa vadeli ancak işlevsel olmayan bir baş etme stratejisi olarak değerlendirilebilir.
Cilt yolma davranışı çoğunlukla stresli yaşam olaylarıyla tetiklenir. Sınav dönemleri, iş yükünün arttığı zamanlar, kişilerarası çatışmalar, belirsizlik içeren durumlar ve duygusal baskının yoğunlaştığı dönemlerde davranışın sıklığı ve şiddeti artabilir. Bu süreçte birey, yaşadığı kaygıyı doğrudan ifade etmekte zorlandığı için bedensel bir davranış yoluyla rahatlama arayışına girer.
Davranışın kaygı ile ilişkisi genellikle döngüsel bir yapı gösterir. Yolma öncesinde artan kaygı, gerginlik ya da rahatsızlık hissi; yolma davranışı sırasında geçici bir rahatlama ve sakinleşme ile azalır. Ancak bu rahatlama kısa sürelidir ve davranış sonrasında suçluluk, utanç ve kendine yönelik olumsuz değerlendirmeler ortaya çıkar. Bu duygular kaygıyı yeniden artırarak cilt yolma davranışının tekrar etmesine zemin hazırlar. Böylece kaygı–rahatlama–suçluluk döngüsü pekişmiş olur.
Bazı bireylerde kaygı daha çok bilinçli olarak fark edilirken, bazılarında otomatikleşmiş bedensel huzursuzluk şeklinde yaşanır. Özellikle “bir şeyleri düzeltme”, “kusuru giderme” ya da “rahatlama ihtiyacı” gibi düşünceler, kaygının davranışa dönüşmesinde aracı rol oynar. Bu durum, dermatillomaninin obsesif kompulsif belirtilerle neden sıklıkla birlikte görüldüğünü de açıklamaktadır5
Uzun vadede cilt yolma davranışı, kaygıyı azaltmak yerine artırıcı bir etki yaratır. Ciltte oluşan yaralar, izler ve estetik kaygılar; sosyal ortamlardan kaçınma, beden algısında bozulma ve öz saygı kaybına yol açabilir. Bu sonuçlar, bireyin genel kaygı düzeyini yükselterek davranışın kronikleşmesine katkıda bulunur.
Duygu Düzenleme Güçlükleri
Duygu düzenleme; bireyin yaşadığı duyguları tanıma, adlandırma, kabul etme ve duruma uygun biçimde ifade edebilme kapasitesini ifade eder. Bu becerilerde yaşanan yetersizlikler, dermatillomani gibi tekrarlayıcı beden odaklı davranışların gelişmesine zemin hazırlayabilir.
Dermatillomani görülen bireyler, özellikle yoğun ve rahatsız edici duygularla baş etmekte zorlanabilirler. Kaygı, öfke, utanç, suçluluk, yalnızlık, sıkıntı ve boşluk hissi gibi duygular çoğu zaman net biçimde fark edilemez ya da sözel olarak ifade edilemez. Bu durumda birey, duygusal yükü azaltmak amacıyla bedensel bir davranışa yönelir. Cilt yolma davranışı, bu bağlamda duyguların dolaylı bir ifade biçimi haline gelir6
Birçok vakada yolma davranışı, bilinçli bir rahatlama arayışından ziyade otomatik bir süreç olarak ortaya çıkar. Duygusal uyarılma arttığında birey, ne hissettiğini tam olarak tanımlayamadan cildine yönelir. Davranış sırasında yaşanan kısa süreli rahatlama, bu yöntemin öğrenilmiş bir duygu düzenleme stratejisi olarak pekişmesine neden olur. Ancak bu rahatlama geçicidir ve uzun vadede duygusal yükün azalmasına katkı sağlamaz.
Duygu düzenleme güçlüğü yaşayan bireylerde, olumsuz duyguların tolere edilmesine yönelik düşük bir eşik olduğu görülür. Küçük stresörler bile yoğun içsel rahatsızlık yaratabilir. Bu durum, dermatillomaninin stresli ve belirsiz dönemlerde neden arttığını açıklamaktadır. Ayrıca duyguların bastırılması ya da görmezden gelinmesi, davranışın şiddetlenmesine yol açabilir.
Utanç ve suçluluk duyguları, dermatillomanide duygu düzenleme güçlüklerini daha da derinleştirir. Yolma davranışı sonrasında ortaya çıkan bu duygular, bireyin kendine yönelik olumsuz değerlendirmelerini artırır. Kendini eleştirme ve değersizlik düşünceleri, duygusal yükü yükselterek davranışın yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Böylece duygu düzenleme güçlüğü, davranışı sürdüren önemli bir döngü oluşturur.
Bu çerçevede dermatillomaninin iyileşme sürecinde, bireyin duygularını fark etme, adlandırma ve güvenli yollarla ifade etme becerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşır. Duygu düzenleme becerilerinin güçlendirilmesi, cilt yolma davranışının yerini alabilecek daha sağlıklı baş etme stratejilerinin geliştirilmesini mümkün kılar.
Obsesif Ve Mükemmeliyetçi Özellikler
Bazı bireylerde cildin pürüzsüz, kusursuz ve temiz olması gerektiğine dair katı inançlar bulunmaktadır. Ciltteki en küçük kusur bile yoğun rahatsızlık yaratabilir. Bu obsesif düşünceler, yolma davranışını tetikleyerek davranışın tekrarlayıcı hale gelmesine zemin hazırlar. Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri, dermatillomaninin sürdürülmesinde önemli bir rol oynar.
Alışkanlık Ve Öğrenme Süreçleri
Cilt yolma davranışı zamanla otomatikleşebilir. Başlangıçta bilinçli olarak yapılan davranış, tekrarlar yoluyla alışkanlık halini alır ve kişi farkında olmadan bu davranışı gerçekleştirebilir. Bu durum, davranışsal öğrenme ve pekiştirme mekanizmalarıyla açıklanmaktadır.
Benlik Algısı Ve Utanç
Dermatillomani, kişinin benlik algısını ve öz saygısını olumsuz etkiler. Yolma davranışı ve ciltte oluşan izler, yoğun utanç duygusuna neden olabilir. Utanç arttıkça sosyal geri çekilme ve yalnızlaşma görülebilir; bu da davranışın sürmesine zemin hazırlar.
Cilt yolma davranışı bazen bilinçli, bazen de otomatik şekilde gerçekleşir. Ayna karşısında uzun süre geçirilmesi, ders çalışırken ya da televizyon izlerken farkında olmadan yapılması yaygındır. Bu davranışlar zamanla alışkanlık halini alır ve kişinin beden algısını, benlik saygısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler.
Dermatillomani, çoğu zaman göz ardı edilen ancak bireyin yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren bir ruh sağlığı sorunudur. Cilt yolma davranışının altında yatan psikolojik dinamiklerin anlaşılması hem etkili müdahale hem de damgalanmanın azaltılması açısından büyük önem taşır. Erken farkındalık ve uygun psikolojik destekle bu davranışın kontrol altına alınması mümkündür.
Dermatillomaniyi Azaltmak İçin Yöntemler
Dermatillomaniyi azaltmaya yönelik müdahaleler, bireyin davranış örüntülerini fark etmesini, duygularını düzenleyebilmesini ve alternatif baş etme yolları geliştirmesini hedefler. Tedavi süreci çoğunlukla çok boyutludur ve psikoterapi temel yaklaşımdır.
Psikoterapi
Bilişsel Davranışçı Terapi, dermatillomani ile baş etmede en etkili yaklaşımlardan biridir. BDT kapsamında bireyin cilt yolma davranışını tetikleyen düşünceler, duygular ve durumlar belirlenir. “Cildim kusursuz olmalı.” gibi işlevsel olmayan inançlar ele alınarak daha gerçekçi ve esnek düşünceler geliştirilmesi amaçlanır7
Buna ek olarak, Kabul ve Kararlılık Terapisi yaklaşımı, cilt yolma dürtülerini tamamen ortadan kaldırmak yerine bu dürtülerle savaşmadan, onları fark ederek yaşam değerleri doğrultusunda hareket etmeyi hedefler. Bireyin utanç ve suçluluk duygularıyla baş etmesi ve kendine karşı daha şefkatli bir tutum geliştirmesi desteklenir7
Tersine Alışkanlık Kazandırma Eğitimi (Habit Reversal Training – HRT)
HRT, cilt yolma davranışını azaltmada sık kullanılan yapılandırılmış bir tekniktir. Bu yöntemde:8
Davranışın farkındalığının artırılması,
Yolma davranışı ortaya çıktığında uygulanacak rekabetçi bir tepkinin (örneğin yumruk sıkma, stres topu kullanma) öğretilmesi,
Sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenir.
Duygu Düzenleme Becerilerinin Geliştirilmesi
Cilt yolma davranışı sıklıkla yoğun duygularla ilişkilidir. Bu nedenle bireyin duygularını tanıması, adlandırması ve güvenli yollarla ifade etmesi önemlidir. Nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri, farkındalık (mindfulness) çalışmaları ve duygu günlükleri bu süreçte etkili araçlar olabilir.
Tetikleyicilerin Belirlenmesi Ve Ortam Düzenlemeleri
Ayna karşısında uzun süre kalmak, yalnızlık, sıkıntı ya da stresli durumlar cilt yolma davranışını tetikleyebilir. Bu tetikleyicilerin fark edilmesi ve çevresel düzenlemeler yapılması (ayna süresini sınırlama, elleri meşgul edecek aktiviteler ekleme, cilde erişimi zorlaştıran bandaj veya eldiven kullanımı gibi) davranışın azalmasına katkı sağlar.
Psikiyatrik Destek
Bazı vakalarda dermatillomani; yoğun kaygı, depresyon ya da obsesif kompulsif belirtilerle birlikte seyredebilir. Bu durumlarda bir psikiyatri uzmanı tarafından ilaç tedavisi değerlendirmesi yapılabilir. İlaç tedavisi genellikle psikoterapi ile yürütüldüğünde daha etkilidir.
Sosyal Destek Ve Psikoeğitim
Sosyal destek ve psikoeğitim, dermatillomaniyle baş etme sürecinin temel bileşenlerinden biridir. Cilt yolma davranışı çoğu zaman yanlış anlaşılmakta, irade eksikliği ya da basit bir alışkanlık olarak görülmektedir. Bu durum, bireyin kendini suçlamasına ve sosyal olarak geri çekilmesine yol açabilir. Psikoeğitim hem bireyin hem de yakın çevresinin dermatillomaniyi bir ruh sağlığı sorunu olarak anlamasını sağlayarak damgalanmayı azaltır.
Psikoeğitim sürecinde bireye; dermatillomaninin ne olduğu, neden ortaya çıktığı, hangi faktörlerle arttığı ve nasıl sürdüğü açık ve yargılayıcı olmayan bir dille anlatılır. Davranışın bir "istek" değil, çoğu zaman dürtüsel ve otomatik bir süreç olduğu vurgulanır. Bu bilgi, bireyin kendine yönelik suçlayıcı tutumunu azaltır ve değişim motivasyonunu artırır.
Yakın çevrenin (aile üyeleri, öğretmenler, partnerler) bilgilendirilmesi de büyük önem taşır. Sürekli uyarma, eleştirme ya da kontrol etmeye çalışma gibi tutumlar davranışı azaltmak yerine artırabilir. Bunun yerine destekleyici, anlayışlı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım benimsenmelidir. Bu şekilde birey, yalnız olmadığını hisseder. Duygularını paylaşabileceği güvenli bir ortam, utanç ve suçluluk duygularını azaltır. Destek grupları, grup terapileri ya da benzer deneyimleri yaşayan kişilerle kurulan temas, normalleştirme ve umut duygusunu güçlendirebilir.
Özellikle çocuk ve ergenlerde, güvenli bağlanma ilişkilerinin güçlendirilmesi tedavi sürecini olumlu yönde etkiler. Okul çağındaki bireyler için psikolojik danışmanlar ve rehber öğretmenler önemli bir destek kaynağıdır. Okul ortamında psikoeğitim çalışmaları, öğretmen farkındalığı ve uygun yönlendirmeler; davranışın gizlenmesi yerine sağlıklı yardım arama davranışını teşvik eder.
Sonuç olarak, dermatillomani, yalnızca ciltle ilişkili bir davranış sorunu değil; kaygı, duygu düzenleme güçlükleri, öğrenilmiş baş etme biçimleri ve sosyal çevresel etkenlerle iç içe geçmiş çok boyutlu bir ruh sağlığı sorunudur. Cilt yolma davranışı, birey için kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede psikolojik sıkıntıyı artıran ve işlevselliği olumsuz etkileyen kısır bir döngüye dönüşmektedir. Bu nedenle dermatillomaninin ele alınmasında yalnızca davranışın kendisine değil, davranışı sürdüren psikolojik süreçlere, duygusal ihtiyaçlara ve çevresel koşullara odaklanan bütüncül bir yaklaşım ve psikolojik destek büyük önem taşır.
Kaynakça
- Malayala, S. V., Rehman, H., & Vasireddy, D. (2021). Dermatillomania: a case report and literature review. Cureus, 13(1).
- Lochner, C, Roos, A, & Stein, DJ. (2017). Excoriation (skin-picking) disorder: a systematic review of treatment options. Neuropsychiatric Disease and Treatment, 13, 1867 – 1872.
- Günal Okumuş, H., & Akdemir, D. (2022). Body focused repetitive behavior disorders: Behavioral models and neurobiological mechanisms. Turkish Journal of Psychiatry, 34(1), 50 – 59.
- American Psychiatric Association, DSM-5 Task Force. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-5™ (5th ed.). American Psychiatric Publishing, Inc.
- Hajcak, G., Franklin, M. E., Simons, R. F., & Keuthen, N. J. (2006). Hairpulling and skin picking in relation to affective distress and obsessive-compulsive symptoms. Journal of Psychopathology and Behavioral Assessment, 28(3), 177-185.
- Barber, K. E., & Fitzgerald, J. M. (2025). Emotion regulation deficits in skin picking (excoriation) disorder: A systematic review. Journal of Affective Disorders, 388, 119500.
- Loftus, H., Cassidy, C., Mun, L., & Jafferany, M. (2025). A systematic review of nonpharmacological treatment options for skin picking disorder. Clinical and Experimental Dermatology, 50(2), 299-306
- Yedidi, R. S., Koo, J., & Murase, J. E. (2023). Habit reversal therapy for skin picking disorder. Cutis, 111(4), 192-193.