Hayali Arkadaşlar

Hayali Arkadaşlıklar

Hayali arkadaşlar çocuklarda ve ergenlerde oldukça yaygın bir olgu. Bu bilgiye aşina olmayan ebeveynler için ise hayali arkadaşlar kaygılandırıcı olabiliyor. Çocuğunun hayali arkadaşı olmasından korkan anne babalar Çocuklarda hayali arkadaşlar normal mi? ya da Çocuğumun gerçek olmayan arkadaşları var. Doktora götürmeli miyim? gibi soruların cevabını merak ediyor. Gelin çocuk ve ergenlerde hayali arkadaşların neden normal olduğunu birlikte görelim.

Hayali arkadaş kavramı konuyu ilk ele alan bilim insanlarından olan Svendsen (1934) tarafından çocukların en azından birkaç ay boyunca oynadığı, nesnel bir temeli olmayan görünmez karakterler olarak tanımlanıyor1. Bu arkadaşların çoğu insan olmakla birlikte bazıları hayvan da olabiliyor. Kimisi sürekli görülmekle beraber kimisi ara ara görülüyor. Bazıları oyun bölgesi ve oyun oynanılan zaman gibi belirli bir yere ve zamana özgü ortaya çıkıyor. Her ne kadar hayali arkadaşların oranı ve kaç yaşlarında oluştuğuyla ilgili farklı bulgular olsa da 3 ila 7 yaş arasındaki çocukların yaklaşık %25 ila %45'inde bu durumun görüldüğünden bahsediliyor2. Ayrıca kızlarda, ailenin ilk doğanların çocuklarında ve kardeşi olmayan tek çocuklarda bu durumun daha yaygın olduğu bilgisi veriliyor.

Çocukların Hayali Arkadaş Edinmesinin Altında Yatan Nedenler

Bunun birçok geçerli nedeninin olduğunu söylemek mümkün. Çocuklar beraber oynayacakları bir arkadaşa gereksinim duyabiliyorlar. Bu arkadaşlar onların yargılanmadan dinlenme ve destek görme ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Kendilerinin isteyip de yapamadıklarını bu arkadaşlarında gerçekleştirebiliyorlar. Bu arkadaşlar çocuklar için sadece kendilerine ait olan bir ayrıcalık olabiliyor. Yine bu arkadaşlar çocukların duygularını ifade etmesine ve sosyal beceri kazanmasına yardımcı olabiliyorlar.

Sosyallik

Hayali arkadaşa sahip olan çocuklar akla yalnız ve asosyal gibi gelse de araştırmalar bu durumun aksini gösteriyor. Bu arkadaşlara sahip çocukların daha fazla gülen, daha az utangaç, empati kurmada daha başarılı çocuklar olduğu görülüyor. Bu çocuklar sosyal düşünmenin bir göstergesi olan, başlanan bir hikayeyi tamamlama gibi görevlerde daha yaratıcı oluyorlar. Çocuklar tek başına zaman geçirme imkanı bulup sosyalleşmek istedikleri ölçüde hayali arkadaş kurmaya yatkın olabiliyorlar. Kaç kardeşleri olduğu ve doğum sırasında kaçıncı kardeş oldukları ise nispeten ikinci planda kalıyor.

Cinsiyet

Konuyla ilgili cinsiyet farkına göre hayali arkadaşların özelliklerini inceleyen bir araştırma yaşları yaklaşık 3 ile 6 arasında değişen 20 kız ve 20 erkek anaokulu öğrencisini karşılaştırıyor3. Çalışmada erkek çocuklarının kendilerinden daha yetkin hayali arkadaşa sahip olduğu görülürken kız çocuklarının belirgin olarak kendilerinden daha az yetkin hayali arkadaşa sahip olduğu görülüyor. Bu durum, cinsiyet faktörünün hayali arkadaşların yapısında etkili olduğunu gösteriyor.

Birçok anlamda konuya ışık tutan 222 anaokulu öğrencisinin incelendiği bir diğer çalışmada ise çocukların 63’ünün (%28) bir veya daha fazla hayali arkadaşı olduğu bulunuyor4. Cinsiyetler arasında farklar burda da kendini gösteriyor. Kızlarda nispeten daha yüksek bir oranda hayali arkadaş görülüyor. Bununla birlikte erkekler 3.5 kat olarak kendi cinslerini hayal ederken bu oran kızlarda daha dengeli olarak 1.3 şeklinde kalıyor.

Hayali Arkadaşların İçeriği

Hayali arkadaşların kişi mi yoksa hayvan gibi insan dışı mı olduğuna baktığımızda bu arkadaşların %89’unun bir kişiyi temsil ettiği görülüyor. Erkeklerin insan dışı arkadaş hayal etme oranı ise kızlardan daha fazla. Hayali arkadaşlara verilen isimlere baktığımızda bunların yarısının arkadaş isimleri başta olmak üzere televizyon, kitap ve oyunlardan öğrenilen isimlerden oluştuğu görülüyor. Diğer bir bulgu ise çocukların %93’ünün diğer arkadaşları yanındayken hayali arkadaşlarıyla etkileşime girmediği yönünde. Bu duruma getirilebilecek ağırlıklı yorum da çocukların halihazırda sosyalleştikleri zamanlarda böyle bir ihtiyaca gereksinim duymadığı yönünde. Her ne kadar sayısal veriler araştırmadan araştırmaya göre değişiklik gösterseler de genel durumu anlamamıza yardımcı oluyorlar.

Çocuğumun Hayali Arkadaşı Hakkında Ne Yapmalıyım?

Aslında yapmanız gereken bir şey yok. Hayali arkadaşını tanımaya çalışarak çocuğunuzun ilgi alanları, istekleri, korku ve endişeleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Unutmayın ki o arkadaşı çocuğunuz belli bir amaç doğrultusunda hayal etti. Çocuğunuzun kendini dışa vurduğu bu özel durumu kucaklayarak ona değer verdiğinizi ve onunla ilgilendiğinizi gösterebilirsiniz.

Hayali arkadaşlığı çocuğun gelişimi için olumlu yönde kullanmak da mümkün. Mesela, çocuğunuz sizden hayali arkadaşı için kahve fincanı hazırlayıp onun yatağını yapmanız gibi sorumluluk gerektiren davranışları yapmanızı isteyebilir. Bu gibi durumları kendiniz yapmaktansa çocuğun yapmasına teşvik etmeniz onun sorumluluk alma yeteneğinin gelişmesine yardımcı olacaktır. Diğer bir durumda ise çocuğunuz yapmış olduğu istenmeyen bir davranışı için hayali arkadaşını suçlayabilir. Bu durumda hayali arkadaşının bu davranışı yapamayacağını ona uygun bir şekilde açıklamanız ve yapmış olduğu davranışın sorumluluğunu alması konusunda onu teşvik etmeniz onun kişiliğini güçlendirecektir. Başka bir durumda çocuğunuz sürekli olarak hayali arkadaşına danışma gereği duyabilir. Böyle bir durum tezahür ettiğinde çocuğunuzdan kendisinin ne istediğini sormanız onun benlik algısını güçlendirebilir.

Hayali Arkadaş Konusunda Yardım Almalı Mısınız?

Çocuğunuzun hayali arkadaşının bir travma sonrası ortaya çıktığını veya kötü bir hayali arkadaşa sahip olduğunu düşündüğünüzde ve 7 yaşını geçen hayali arkadaşlık durumlarında bir uzmana danışmanız iyi olabilir. Bunun dışında kalan durumlarda ise hayali arkadaşlığın çocukluk döneminde gayet doğal bir durum olduğunu, patolojik bir rahatsızlık olmadığını bilmeniz gerekiyor. Korkulacak bir durum yok, rahat olabilirsiniz. Çocuğunuz temelde sosyal etkileşim ve becerilerini artırmak amacıyla bu yola başvuruyor ve bu sayede sosyal becerilerini ve hayal gücünü geliştirme fırsatı yakalıyor.


Kaynakça

  1. Svendsen, M. (1934). Children's imaginary companions. Archives of Neurology & Psychiatry, 32, 985–999. https://doi.org/10.1001/archneurpsyc.1934.02250110073006
  2. Dixon, S. D., & Stein, M. T. (2000). Encounters with children: Pediatric behavior and development. St. Louis: Mosby.
  3. Harter, S., & Chao, C. (1992). The Role of Competence in Children’s Creation of Imaginary Friends. Merrill-Palmer Quarterly, 38(3), 350–363. http://www.jstor.org/stable/23087260
  4. Manosevitz, M., Prentice, N. M., & Wilson, F. (1973). Individual and family correlates of imaginary companions in preschool children. Developmental Psychology, 8(1), 72–79. https://doi.org/10.1037/h0033834

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Uygulamayı indir ve size en uygun psikologu eşleyelim, ücretsiz ön görüşmenizi yapın ve alanında uzman psikologlarımızla görüşün.