Logoterapi: Toplama Kamplarından İnsan Hayatın Anlamını ve Amacını Keşfetmeye

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Siz de 300 bin mutlu danışanımız gibi hayatınızın kontrolünü elinize alın.

Logoterapi Nedir?

Logoterapi, bir nörolog olan Viktor Frankl tarafından geliştirilen bir psikoterapi şeklidir. Logoterapi terimi, "anlam" anlamına gelen Yunanca logos kelimesinden gelmektedir. Bir varoluşçu terapi türü olan logoterapi, insanların varoluşlarında anlam bulma arzusu tarafından yönlendirildiği inancına odaklanır.

Akıl sağlığının çok önemli bir yönü olarak amaç ve değerlerin peşinde koşmayı vurgular. Diğer yaklaşımlardan farklı olarak logoterapi geleceğe odaklanır, bireyleri zorluklarla başa çıkmak ve olumsuzlukların etkin bir şekilde üstesinden gelmek için hayatlarındaki anlamı belirlemeye ve geliştirmeye teşvik eder.

Frankl, insanların birincil motivasyonunun, özellikle acı ve sıkıntı karşısında yaşamda anlam bulmak olduğuna inanıyordu. Bu motivasyonu “anlam arayışı” olarak adlandırdı ve Freud’un “zevk ilkesi” ve Adler’in “güç ilkesi” ile karşılaştırdı. Frankl, en sıkıntılı koşullarda bile yaşamın anlam taşıyabileceğini savunarak yaşama sebebinin bu anlamı aramaktan kaynaklandığını iddia etti.

Viktor Emil Frankl Kimdir?

Viktor Emil Frankl, 26 Mart 1905'te Avusturya'nın Viyana kentinde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren psikoloji ve felsefeye ilgi duydu ve İstanbul Üniversitesi'nde tıp okudu. Nöroloji ve psikiyatri alanında uzmanlaştı ve üniversitenin psikiyatri kliniğinde yardımcı doçent oldu.

1942'de eşi, ebeveynleri ve erkek kardeşi ile birlikte Nazi toplama kamplarına sürüldü. Theresienstadt, Auschwitz ve Dachau dahil olmak üzere çeşitli kamplarda üç yıl geçirdi. Savaştan önce Avustralya'ya göç eden kız kardeşi dışında tüm ailesini kaybetti. Tutukluluğu sırasında bazı mahkumların hayatlarında anlam bularak acılarıyla nasıl başa çıkabildiklerini gözlemledi.

Ayrıca doktor olarak yaptığı çalışmalar ve sınır dışı edilmeden önce sakladığı psikoterapi üzerine el yazması aracılığıyla kendi anlam bulma deneyimine dayanarak varoluşçu psikolojiden türeyen ve "Psikoterapinin Üçüncü Viyana Okulu" olarak adlandırılan logoterapi teorisini geliştirdi.

1945'te özgürlüğüne kavuştuktan sonra Viyana'ya döndü ve uluslararası çok satan ve 20. yüzyılın en etkili kitaplarından biri haline gelen İnsanın Anlam Arayışı (ilk adı From Death-Camp to Existentialism) adlı kitabını yayınladı.

Akademik kariyerine devam etti ve Avusturya Psikoterapi Tıp Derneği'ni kurdu. Ayrıca Viyana Üniversitesi'nde nöroloji ve psikiyatri profesörü ve dünyanın çeşitli üniversitelerinde misafir profesör oldu. Psikolojiye ve insanlığa katkılarından dolayı Amerikan Psikiyatri Birliği'nden Oskar Pfister Ödülü, Avusturya Cumhuriyeti'nden Yıldızlı Büyük Gümüş Madalya ve Viyana'dan Fahri Vatandaş Ödülü gibi çok sayıda ödül aldı.

Logoterapinin Bakış Açısı

Logoterapi, insanın doğuştan gelen bir anlam isteğiyle donatıldığını ve özgür iradesiyle yaşamında anlam bulduğunda kendini gerçekleştirdiğini öne sürer. Logoterapi, insanın kendi seçtiği anlamı gerçekleştirmesiyle mutluluğa ulaşacağını savunur.

Ayrıca logoterapi yaşamın her koşulda bir anlam taşıdığını varsayar ve bu anlamın insanın farkındalığından uzaklaşabileceğini ifade eder. Bu nedenle logoterapi insanın tekrar duyması ve fark etmesi gereken bir olgu olarak görülür ve tüm insanlığı ilgilendirir.

bir logoterapist logoterapi seansında

Logoterapötik Teknikler

Yansıtma

Bu teknik, danışanların odaklarını kendilerinden ve sorunlarından başka insanlara veya görevlere kaydırmalarına yardımcı olur. Bu teknik, kaygı uyandıran bir duruma veya nesneye aşırı odaklanma anlamına gelen "hiper-yansıtma" ile mücadele etmeyi sağlar. Örneğin, bir danışan konuşma yapma konusunda endişeliyse kendi performansından çok dinleyicilerinin ihtiyaçlarına odaklanması için teşvik edilebilir.

Paradoksal Niyet

Bu teknik, danışanların en çok korktukları şeyi kasıtlı bir şekilde isteyerek veya abartarak kaygı veya fobilerinin üstesinden gelmelerine yardımcı olur. Bu teknik, korku ve gerilimi azaltmak için mizah ve alay kullanır. Örneğin, bir danışan uyuyamama korkusu nedeniyle uykusuzluk çekiyorsa ona uykuya dalmamak için çok çaba sarf etmesi talimatı verilebilir.

Sokratik Diyalog

Bu teknik, danışanların rehberli sorgulama ve derinlemesine düşünme yoluyla kendi anlamlarını keşfetmelerine yardımcı olur. Bu teknik, mantıksız inançlara ve varsayımlara meydan okumak için mantığı ve aklı kullanır. Örneğin, bir danışan işteki başarısızlık nedeniyle kendini değersiz hissediyorsa kendisine şu tür sorular sorulabilir:

  • Değerlilik sizin için ne anlama geliyor?
  • Değerinizi nasıl ölçersiniz?
  • Hayatınızın size değer katan başka yönleri var mı?

Tutumların Değiştirilmesi

Bu müdahale, danışanların bir duruma veya kendilerine yönelik bakış açılarını veya tutumlarını değiştirmelerine yardımcı olur. Bu müdahale, olumsuz düşünceleri olumlu olanlarla değiştirmek için bilişsel yeniden yapılandırmayı kullanır. Örneğin, bir danışan kronik bir hastalık nedeniyle kendini umutsuz hissediyorsa hastalığını bir lanet olarak değil, bir büyüme fırsatı olarak görmesine yardım edilebilir.

Logoterapi Hangi Psikolojik Sorunlarda Kullanılır?

1. Düşük Mod - Depresyon

Depresyon, yaygın bir ruhsal bozukluktur ve bireylerin yaşamlarında anlam arayışını olumsuz yönde etkileyebilir. Logoterapi, depresyonla mücadele eden bireylere anlamı yeniden keşfetmeleri konusunda rehberlik eder.

Bireylerin değerlerini belirlemelerine, hedeflere yönelmelerine ve yaşamlarında anlamı bulmalarına yardımcı olarak depresyon semptomlarının azalmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkıda bulunur.

2. Kaygı Bozuklukları

Kaygı bozuklukları, bireylerin gelecekle ilgili endişeler yaşamasına ve anlam eksikliği hissetmelerine neden olabilir. Logoterapi, bireylerin korkularıyla yüzleşmelerine, anlamlı hedefler koymalarına ve anlam bulmalarına yardımcı olarak kaygı semptomlarının azalmasını sağlar. Logoterapinin, özellikle kaygı ve panik bozukluğu olan bireylerde semptom azaltmada etkili olduğu gözlenmiştir.

3. Bağımlılık

Bağımlılık, anlam arayışının bozulmasına neden olabilir ve bireylerin hayat amaçlarını inşa etmelerini engelleyebilir. Logoterapi, bağımlılıkla mücadele eden bireylere anlamı tekrar keşfetme ve yaşamlarında anlamlı bir amaç bulma konusunda yardımcı olur.

Bağımlılıkla ilişkili kırılganlık hissi azaldıkça ve anlam eksikliği hissi yerini anlam hissine bıraktıkça bireyler bağımlılıktan kurtulmada daha başarılı olabilirler.

4. İlişki Sorunları

İlişki sorunları, bireylerin anlamlı bağlantılar kurmalarını ve tatmin edici ilişkiler geliştirmelerini engelleyebilir. Logoterapi, bireylerin değerlerini ve ilişkilerindeki anlamı keşfetmelerine yardımcı olarak ilişki sorunlarının üstesinden gelmelerine destek olur.

İlişki terapisi ile birleştirildiğinde logoterapinin çift ve ailelerin ilişkilerinde daha derin bir anlam bulmalarına ve daha sağlıklı bağlantılar kurmalarına yardımcı olduğu görülmüştür.

Logoterapi, anlam arayışıyla ilişkili ruhsal sıkıntılar ve günlük sorunlarla mücadele etmek için etkili bir yaklaşımdır. Depresyon, kaygı bozuklukları, bağımlılık ve ilişki sorunları gibi durumlar, bireylerin yaşamlarında anlam eksikliği hissetmelerine neden olabilir.

Logoterapi, bireylere anlamı keşfetme ve yaşamlarında anlamlı bir amaç bulma konusunda rehberlik eder. Bu terapi yöntemi, bireylerin ruhsal sağlıklarını iyileştirirken aynı zamanda yaşamlarına anlam katmayı hedefler.

bir psikoterapi danışanı logoterapi seansında

Hayatı Daha Anlamlı Kılmak için 10 Öneri

1. Anlam Odaklı Düşünme:
Günlük deneyimlerinizi anlamlandırmaya çalışın. Zorluklarınızın ardında ne tür anlamlar ve öğretiler olduğunu düşünün.
2. Amaç Belirleme:
Hayatınıza anlam katan amaçlar ve hedefler belirleyin. Bu amaçlar, sizin için motive edici ve tatmin sağlayıcı olmalı.
3. Olumlu Düşünce:
Pozitif ve olumlu düşünceleri güçlendirin. Olumsuz düşünceler yerine, yaşamınızın olumlu yönlerine odaklanın.
4. Yaratıcı Faaliyetler:
Yeteneklerinizi kullanabileceğiniz yaratıcı faaliyetlere zaman ayırın. Bu, kendinizi ifade etmenize ve anlam yaratmanıza yardımcı olabilir.
5. İyi İlişkiler:
Anlamlı ilişkiler kurun ve sürdürün. İnsanlar arası ilişkiler, hayatınıza anlam katan önemli faktörlerden biridir.
6. Zorlukları Bir Fırsat Olarak Görme:
Karşılaştığınız zorlukları, kişisel gelişiminiz ve anlam arayışınız için bir fırsat olarak değerlendirin.
7. Mücadele ve Başarı:
Zorluklarla başa çıkmak için mücadele etmek ve bunları aşmak, yaşamınıza anlam ve tatmin katmanın yollarından biridir.
8. Olumlu Değerlendirme:
Günlük deneyimlerinizi olumlu bir bakış açısıyla değerlendirin. Her an, sizin için anlam taşıyabilir.
9. Kendinizi Keşfetme:
Kendinizi ve iç dünyanızı daha iyi anlamak için zaman ayırın. Tutkularınızı, değerlerinizi ve ilgi alanlarınızı keşfedin.
10. Minnettarlık:
Sahip olduğunuz şeylere ve deneyimlere minnettarlık duyun. Minnettarlık duygusu, anlamı artırabilir.

Kriz Zamanlarında Logoterapi Desteği

Logoterapi, bize krizlerle başa çıkma becerisi kazandırarak hayatımızdaki anlam kaynaklarını harekete geçirebileceğimizi öne sürer. Bu terapi yöntemi, bireyin içsel değerlerini keşfetmesine ve bunları yaşama dair bir sebep olarak kullanmasına yardımcı olur.

Bu şekilde, zorluklarla yüzleşirken anlam arayışımızı sürdürebilir ve yaşamımıza anlam katan unsurları ön plana çıkararak güçlenme ve iyileşme sürecine katkı sağlayabiliriz.

Logoterapi ayrıca krizlerle başa çıkmak için bazı özel teknikler sunar. Bunlardan biri de yukarıda bahsettiğimiz gibi, korktuğumuz veya kaçındığımız şeyi kasten veya mizahi bir şekilde abartmayı içeren paradoksal niyet olarak adlandırılır. Örneğin, kaygı veya uykusuzluk çekiyorsak kendimizi daha endişeli veya daha uyanık hale getirmeye çalışabiliriz. Bunu yaparak hissettiğimiz baskı ve gerilimi azaltabilir ve korku - kaçınma kısır döngüsünü kırabileceğimizi öner sürer.

Logoterapi ile Ölüm Korkusu ve Yaşamın Sonu Üzerine Düşünmek

Logoterapi, hayatımızda son ana kadar anlam bularak veya bu anlamı yaratarak ölüme ve hayatın sonuna dair korkularımızı yenebileceğimizi belirtir. Yaşamımızın her anında anlam arayışı içindeyiz. Logoterapi, bize bu anlamı bulma veya yaratma gücümüz olduğunu hatırlatır.

Hayatımızda anlamı bulmak, bizi anlamsızlık duygusundan kurtarır ve yaşamımızın her alanında bir amaçla hareket etmemizi sağlar. Anlam, kişisel değerlerimiz, tutkularımız ve ilişkilerimizle ilgili olabilir.

Logoterapi ayrıca sürekli ölümü düşünmenin ve ölüm korkusunun üstesinden gelmek için bazı özel stratejiler sunar. Bunlardan biri, korkularımızla doğrudan yüzleşmeyi ve en kötü durum senaryosunu ayrıntılı olarak hayal etmeyi içeren, ileriye dönük kaygı azaltma olarak adlandırılır. Bunu yaparak korkularımızın gücünü ve yoğunluğunu azaltabilir ve kendimizi onlarla baş etmeye hazırlayabiliriz.

Logoterapi, ölümün ve yaşamın sonunun inkâr edilmesi veya önemsizleştirilmesi değildir. Daha ziyade bu kavramların yaşamlarımız için öneminin tanınması ve onaylanmasıdır. Son ana kadar hayatın anlamını bularak ölümü ve hayatın sonunu cesaret ve vakarla karşılayabiliriz. Frankl'ın yazdığı gibi "Bir insanın kaderini ve onun gerektirdiği tüm acıları kabul etme şekli [...] ona en zor koşullar altında bile hayatına daha derin bir anlam katması için bolca fırsat verir.”.

Logoterapi İlişkilerimizi ve İletişimimizi Geliştirmemize Nasıl Yardımcı Olabilir?

Logoterapi, başkalarıyla olan etkileşimlerimizde anlam bularak ilişkilerimizde anlam ve uyum sağlayabileceğimizi öne sürer. Anlamlı ilişkiler kurmak, hayatımıza anlam katan ve bizi tatmin eden bir süreçtir. İnsanlar olarak, başkalarıyla olan etkileşimlerimizde anlamı bulmak ve sağlamak önemlidir.

İlişkilerimizde anlamı bulabilmek için karşılıklı olarak birbirimizin ihtiyaçlarını anlamaya çalışmalı, destek olma ve değer verme sürecine odaklanmalıyız. Empati yaparak başkalarının duygularını anlamaya çalışmalı ve sevgi, bağlılık ve anlayışa dayalı bir yaşam sürmeliyiz.

Logoterapi ayrıca ilişkilerimizde anlam ve uyum oluşturmak için bazı özel ilkeler sunar. Bunlardan biri, kendimizin ve kendi ilgi alanlarımızın ötesine geçmeyi ve bizim için önemli olan bir şeye veya başka birine odaklanmayı içeren kendini aşma olarak adlandırılır. Bunu yaparak benmerkezciliği ve bencilliği aşabilir, sorumluluk duygusu geliştirebilir ve başkalarını önemseyebiliriz.

Kendimizden ve duygularımızdan bir adım geri çekilip onlara farklı bir bakış açısıyla bakmayı içeren bir başka ilke de kendini uzaklaştırma olarak adlandırılır. Bunu yaparak tepkiselliğimizi ve dürtüselliğimizi azaltabilir, rasyonelliğimizi ve nesnelliğimizi artırabiliriz.

Üçüncü bir ilke, bağlılıklarımızı ve beklentilerimizi bırakmayı ve gerçeği olduğu gibi kabul etmeyi içeren, kendini ayırma olarak adlandırılır. Bunu yaparak hüsranımızı ve hayal kırıklığımızı azaltabilir, minnettarlığımızı artırabiliriz.

Logoterapi Hakkında Yazılan Kitaplar

1. İnsanın Anlam Arayışı

Viktor Frankl, psikiyatri kariyeri ve toplama kampı deneyimlerine dayanan logoterapi yaklaşımını İnsanın Anlam Arayışı adlı kitabında anlatmaktadır. Kitap, dünyayı bir hapishane olarak betimleyen toplama kampının etkileyici bir metaforunu sunmaktadır. Frankl, varoluşçu düşünceyle birlikte insanın anlam arayışını vurgulayarak “İnsanı insan yapan nedir?” sorusunu ele almaktadır.

2. Yaşamak İçin Bir Nedeni Olan Hayatın Anlamı ve Direnç

Viktor Frankl tarafından kaleme alınan “Yaşamak İçin Bir Nedeni Olan: Hayatın Anlamı ve Direnç (Man’s Search for Meaning)” kitabı, Frankl'ın Nazi toplama kampındaki deneyimlerine dayanarak insanın anlam arayışını ön plana çıkaran bir eserdir.

Frankl, insanların hayatlarının anlamını taşıdığına inanmaktadır. Bu eser, logoterapi yaklaşımını ve insanların zorluklarla nasıl başa çıktıklarını anlatmaktadır. Frankl, insanların içsel anlam arayışıyla hayattaki acı ve zorluklarla mücadele etmek için nasıl direnç gösterebileceklerini keşfetmeleri gerektiğini vurgular.

3. Duyulmayan Anlam Çığlığı

Viktor Frankl'ın psikoloji ve logoterapi konularındaki önemli eserlerinden biridir. Kitap, Frankl'ın insanın anlam arayışı ve yaşamın anlamı üzerine derinlemesine bir şekilde yazdığı bir çalışmadır.

İnsanların yaşamın anlamını keşfetme sürecine odaklanırken logoterapi yaklaşımının temellerini de açıklar. Kitap, okurlara hayatın anlamını arama ve bulma konusunda rehberlik etmeyi hedefler. Frankl'ın derin düşünceleri, insanın içsel gücünü ve anlam arayışını anlamaya ve yaşama anlam katmaya yönelik bir ilham kaynağı sunar.

4. İnsanın Anlam Arayışı Kitabı Üzerine: Mucizevi Olanı Açığa Çıkarmak ve Acının Ortasında Anlamı Keşfetmek

Kitap öncelikle Viktor E. Frankl’ın toplama kampı anıları üzerinden bir anlam sunmaktadır. Kitabın içinde zor şartlarda bile anlam bulma çabası örnekleri olmasa ızdırabın ve acının bizlere bir şeyler katacağına inanmayabilirdik. Kitabın insanın psikolojik ve fiziksel dayanıklılık sınırlarının aslında ne kadar yüksek olduğunu fark etmemize yardımcı olduğunu söyleyebilirim.

Kitapta verdiği bir örnekte Frankl şöyle diyordu: “Dişlerimizi temizleyemiyorduk ve hem buna hem de ağır vitamin yetmezliğine karşın diş etlerimiz eskisinden daha sağlıklıydı.” Kitaptaki anlatılanları da baz alarak şunu söyleyebilirim ki hayatımız bir olasılıklar kümesinden oluşmaktadır. Bu kümede tahmin edemediğimiz kadar seçenek ve ihtimal vardır. Bu yüzden her seçim başka bir seçenekten vazgeçiştir.

Aynı zamanda bu kümenin içinde sadece insanı mutlu edecek olasılıklar bulunmamaktadır. Bunun yanında insanı üzecek ve ona ızdırap verecek olasılıklar da mevcuttur. Olasılıkların olumlu sonuçlarını severiz ve hep onların başımıza gelmesini isteriz ama bu isteğimiz her zaman gerçekleşmez. Peki her zaman olumlu olasılıklar mı olumlu sonuçlar getirir?

Aslında acı ve ızdırap içinde de kazanım elde etmek mümkün olabilir. Hatta bu kazanımların yanında hayatın anlamını keşfedebiliriz. Frankl’e göre hayatın anlamı kişiden kişiye değişir ve bununla da kalmayıp o kişi için yaşadığı koşullara göre hayatın anlamı değişmeye devam eder. Bu yüzden tek bir hayatın mucizevi anlamından bahsetmek doğru olmaz.

Hayatın anlamını bulabilmek için de kendimizi gerçekleştirmemiz gerekmektedir. Bunu tek başımıza olmaktan ziyade diğer insanlarla etkileşim halinde olarak başarabiliriz. Izdırap ve acı içindeki durumlarda süreç üzerinde bir etkimiz yoksa bile ızdıraba karşı tutumuzu belirlemek bizim elimizde olabilir.

Bununla ilgili kitaptaki bir örneğe bakacak olursak boynundan hasar alan bir genç felç olur ve vücudunu hareket ettirmez. Bu ızdırabın ardından ağzındaki bir çubukla klavyeyi kullanarak yazı yazmaya devam eder ve hatta özel bir telefon sayesinde üniversiteden birkaç ders alabilir.

Frankl’a göre tam tersi bir şekilde felç kaldığı için her gün kaderine lanet edip mutsuz ve depresif bir şekilde hayatını geçirebilirdi ama o genç hayatın olasılıklar kümesinden gelen ızdırabı kabul etti ve buradaki anlamı bulmaya çalıştı.

Izdırabın İçinde Anlam Bulmak

Değiştiremediğimiz ızdırap dolu bir hayatın içinde acının da bu hayat dahilinde olduğunu kabul etmek yapabileceğimiz en iyi şey olabilir. Her ne kadar günümüzde acılar sanki olmaması gereken bir şeymiş gibi gösterilse de acı doğanın döngüsünde defalarca karşımıza çıkabilecek bir olgudur.

İkinci adım bu ızdırabın içinde de bir anlam bulabileceğimizi kabul etmemiz ve bu konu üzerine çalışmaktır. Üçüncüsü ne kadar zor olsa da bir hedef belirleyip o hedef doğrultusunda harekete geçmektir. Bu sayede ızdırap içinde de olsak hayatın anlamını bulmaya bir adım daha yaklaşırız.

Kitabın yazarı o zor şartlarda bile hareket etmeye devam etmiştir. Esir kampında elinden alınan kitap taslağını tekrar yazmaya çalışmış, etrafta bulduğu kâğıt parçalarına notlar almıştır. Yazacaklarını zihninde tekrar tekrar düşünmüştür.

Hayatın bazı dönemleri acı ve ızdırap içinde geçebilir. Bu dönemlerde suçlayıcı ve kendine acıyıcı bir yaklaşım yerine hayatın anlamını bulan ve kendine yeni bir hayat kuran değerli bir insan Viktor Emil Frankl.

Biz de acılı ve zorlu zamanlardan geçerken Frankl'dan esinlenebiliriz. İlk aşamda bizlere düşen eğer o acı veren durumu ortadan kaldırabiliyorsak kaldırmak.

Eğer acı veren durumu ortadan kaldıramıyorsak o noktadan sonra kendini gerçekleştirmek adına neler yapabileceğimizi bulabiliriz. Durağan bir noktadansa seçtiğimiz hedef için hareket halinde bulunmamız kritiktir. Unutulmamalıdır ki bizim yaşama karşı tavrımızı aslında dışsal etkenler değil, kendi içsel süreçlerimiz belirler.

Kaynakça

  1. Frankl, V. E. (2022). İnsanın Anlam Arayışı, İstanbul: Okuyan Us Yayınevi.
  2. Viktor Frankl Institute of America. What is logotherapy? https://viktorfranklamerica.com/what-is-logotherapy/ sitesinden alındı.
  3. Perera, A. (2023, Mayıs 10). Logotherapy: Viktor Frankl’s theory of meaning. Simply Psychology. https://www.simplypsychology.org/logotherapy.html sitesinden alındı.
  4. Çelik, G. (2017). Logoterapi: Temel bileşenleri ve terapi teknikleri. Toplum ve Sosyal Hizmet, 28(2), 70-97.
  5. Wikipedia contributors. (2022, Aralık, 14). Logotherapy. In Wikipedia, https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Logotherapy&oldid=1059282350 sitesinden alındı.
  6. Cuncic, A. (2023, Mart 31). An overview of Viktor Frankl’s logotherapy. https://www.verywellmind.com/an-overview-of-victor-frankl-s-logotherapy-4159308 sitesinden alındı.
*Sitemizde bulunan yazılar tıbbi tavsiye içermez ve yalnızca farkındalık yaratmak amaçlıdır. Yazılardan yola çıkarak bir hastalık tanısı konulamaz. Hastalık tanısını yalnızca psikiyatri hekimleri koyabilir.