Hayatımızın İyi Günlerini Hatırlamak: Anımsama Tümseği

Yaşayan her canlı hayatına devam etmek için hafızaya ihtiyaç duyar. Bazı canlı türleri için hafızanın hayati önemi vardır. Örneğin, doğal yaşamda hayvanların kendilerine düşman olan, onları avlamak isteyen hayvanları hatırlayıp onlardan kaçmaları gerekmektedir, bu bilgileri hatırlayamadıkları durumlar onlar adına kötü sonuçlanabilir.

Uzun yıllar önce, insanlar mağaralarda ve günümüz şartlarından daha tehlikeli koşullarda yaşarken, hafızanın (hayvanlarda olduğu gibi) insan yaşamı üzerinde hayati bir etkisi vardı. Bugün hala, hafıza insanlar için hayati öneme sahiptir fakat bunun yanında insan hafızası onu diğer canlı türlerinden ayıran karmaşık bir bilişsel süreçtir. Sosyal bir varlık olan insan kişisel, sosyal ve tarihsel olayları hafızasına kodlayıp geri çağırabilir. Kişisel ve kişi ile ilgili anılar “otobiyografik bellek” olarak adlandırılır [1]

Otobiyografik anılar üç önemli olgu üzerinden incelenir: - Çocukluk çağı amnezisi - Yakınlık etkisi - Anımsama tümseği (reminiscence bump) Bu makalede anımsama tümseği üzerine odaklanılacaktır. Bu konuya geçmeden önce yukarıda belirtilen ilk iki konuya hızlı bir bakış atalım.

Öncelikle, çocukluk çağı amnezisi hayatın ilk yıllarını hatırlamamak anlamına gelmektedir. Hayatın ilk sekiz yılında yani 0-8 yaş aralığında sadece kısıtlı olarak otobiyografik anılar toplanabilmektedir [3]. İkinci olarak yakınlık etkisi, en yakın zamanda yaşanılan olayların daha kolay hatırlanması, hafızadan hızlıca geri çağrılması olarak tanımlanabilir. Fakat, bu anılar ilerleyen zamanlarda hafızadan kolayca silinebilir [4].

Anımsama Tümseği

Yetişkinliğin ileri dönemindeki kişiler (30 - 35 yaş üstü) hayatlarının bazı dönemlerindeki anıları daha net bir şekilde hatırlayıp geri çağırırlar. Yetişkinlik çağındaki bireyler 10-30 yaş arasındaki anılarını daha fazla ve açık bir şekilde hatırladıklarını belirtmektedirler. Bahsedilen bu olgu “anımsama tümseği” olarak bilinir [5]. Otobiyografik hafıza alanında yapılan çalışmalar anımsama tümseğinin üzerine olan bulguların sağlam bir temele dayandığını belirtmektedir. Bu sebeple denilebilir ki, 30 yaş üzeri yetişkinler kendi İlk gençlik ve geç ergenlik çağlarına dair anılarını daha iyi bir şekilde hatırlamaktadır [6].

Bu kavramın şaşırtıcı yanlarından bir tanesi de; anımsama tümseğinde travmatik, üzücü ve olumsuz etki bırakan anılar yer almamaktadır. Yani, insanlar gençlik yıllarında yaşadıkları olumlu anıları yoğun bir şekilde hatırlama eğilimindedir. Anımsama tümseği adı verilen fenomende sadece kişinin hayatını olumlu yönde etkileyen önemli ve mutlu anılar yer alır.

Anı tümseği çalışmalarında araştırmacılar kişilerden serbest çağrışım ile anılarını hatırlamaya çalışmalarını ister veya bir anahtar kelime vererek bu kelime ile ilgisi olan bir anıyı çağırmalarını ister. İnsanlar bu gibi durumlarda genç yaşlarına ait hatıraları anımsama durumundadır. Bu hatıralar neredeyse her zaman aile, ilişkiler, eğitim ve iş gibi kendileri için değerli ve mutlu anları içerir.

Anımsama Tümseğini Açıklayan Teoriler

Yukarıda bahsedildiği gibi anımsama tümseği her yetişkinin deneyimlediği otobiyografik hafızanın bir türüdür. Peki “NEDEN”? Neden her yetişkin birey genç yaşlarındaki deneyimlerini daha iyi bir şekilde hatırlar? Bilim insanları aynı soruyu araştırıp bazı sonuçlar elde etmişlerdir. Bu sonuçlar dört teori altında incelenebilir.

Bilişsel Teori

Bu teoriye göre özgün ve yeni olaylar daha kolay hatırlanır ve olayların özgünlüğü o olay için oluşturulan hatırayı hafızada korur. Bir diğer değişle, bireyler için yeni, orijinal ve özgün olan anılar uzun zaman hafızada yer eder [7]. Çalışmalar ilk kez deneyimlenen spesifik olayların ilerleyen yaşlarda da çok açık ve net bir şekilde hatırlandığını göstermektedir. İnsanlar genç yaşlarda (geç ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde) pek çok yaşam olayını ilk kez deneyimler (örneğin üniversiteye başlama, ilk aşk vb. gibi). Bu yüzden bu ilk kez deneyimlenen önemli olaylar ileriki yaşlarda daha kolay hatırlanır ve çağrılır.

Bilişsel Beceriler Teorisi

Bilişsel beceriler teorisine göre, beynin gelişimi anımsama tümseğinde hatırlanan anıların yoğunlaştığı zaman zirveye ulaşır. Yani beyin gelişimini genç yetişkinlik ve son ergenlik evresinde tamamlar. Bu zamanda bireylerin bilişsel ve nörolojik fonksiyonları öğrenme, işleme, bilgi edinme gibi işlevleri gerçekleştirmek için en verimli seviyededir. Bu dönemde beyne/hafızaya kodlanan deneyimler, bilgiler ve olaylar hafızada uzun zamanlar kalır ve ileriki yaşlarda geri çağrılabilir.

Kültürel/Yaşam Senaryosu Teorisi

Her insanın hayatında meydana gelen kültürel olarak belirli zamanda meydana gelmesi beklenen bazı olaylar vardır. Bunlara yaşam senaryosu (life script) adı verilir. Bahsedilen teoriye göre, insanlar hayat anlatılarını oluştururken olumlu, kültürel olarak kabul gören ve normatif olarak “mutlu” kabul edilen anıları dahil etmeyi tercih ederler. Pek çok kültür (batı toplumlarının neredeyse hepsi) evlenmek, çocuk sahibi olmak, üniversiteden mezun olmak gibi toplumsal normları vardır. Bu normatif olaylar için kültürel/toplumsal olarak biçilmiş uygun zamanlar vardır. Bu “uygun” zamanlar çoğunlukla, insanların 20’li yaşlarına denk gelir. Örneğin pek çok kişi 20’li yaşlarında mezun olur, mezuniyetinin ardından evlenir ve çocuk sahibi olur. Bu olayların hepsi anımsama tümseğinin hedeflediği yaşlara denk gelir. Bu teoriye göre normatif hayat olayları otobiyografik hatıralar için kritik öneme sahiptir [7].

Kimlik Teorisi

Erikson (1950) kimliğin geç ergenlik ve erken yetişkinlik çağlarında oluştuğunu dile getirmiştir. Bahsedilen bu yıllarda bireyler kendilerini tanımlayan olayları deneyimler. Bu durum da yaşanılan olayları daha kolay hatırlanır hale getirir [9]. Kimlik teorisi de buradan ortaya çıkmıştır. Teoriye göre, ergenlik ve erken yetişkinlik dönemleri yetişkin kimliği oluşturmak için çok önemlidir. Genç yaşlarda insanlar kişiliklerini ve hayat anlatılarını oluşturmalarına yardımcı olacak olaylarla, deneyimlerle ve insanlarla karşılaşır. Bu özel zaman diliminde edinilen deneyimler kişinin hayat boyu oluşturduğu hayat anlatısına ve hikayesine dahil olur. Bu sebeple insanlar bu olayları ilerleyen yaşlarında daha kolay şekilde hatırlarlar [6]

Hadi bir oyun oynayalım! 35 yaşından büyük birine şu soruyu sorun: “Hayatınız ile ilgili bir kitap yazıyor olsanız hangi anılarınızı içine eklemek istersiniz?” Size verilen cevapları düşünün. Bu cevaplar anımsama tümseği ile alakalı mı?

Sizce anımsama tümseğini en iyi anlatan teori hangisi?

References

  1. [1] Fivush, R. (2011). The development of autobiographical memory. Annual review of psychology, 62, 559-582.
  2. [2] Williams, H. L., Conway, M. A., & Cohen, G. (2008). Autobiographical memory.
  3. (3) Rubin DC. The distribution of early childhood memories. Memory. 2000;8(4):265–9. pmid:10932795
  4. (4) Rubin DC, Wenzel AE. One hundred years of forgetting: A quantitative description of retention. Psychological review. 1996;103(4):734. 00006832-199610000-00006.
  5. [5] Homes A., and Conway M. A. (1999) Generation Identity and the Reminiscence Bump: Memory for Public and Private Events. Journal of Adult Development, 6(1): 21-34.
  6. [6] Munawar K., Khun, S. A., and Haque S. (2018) Understanding the reminiscence bump: A systematic review. PLOS ONE 13(12): e0208595.
  7. [7] Rathbone, C. J., Moulin, C. J., & Conway, M. A. (2008). Self-centered memories: The reminiscence bump and the self. Memory & cognition, 36(8), 1403-1414.
  8. [8] Berntsen, D., & Rubin, D. C. (2002). Emotionally charged autobiographical memories across the life span: The recall of happy, sad, traumatic, and involuntary memories. Psychology & Aging, 17, 636-652.
  9. [9] Erikson, E. H. (1950). Childhood and society. New York: Norton. Fitzgerald, J. M. (1988). Vivid memories and the reminiscence phenomenon: The role of a self-narrative. Human Development, 31, 261-273

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın

Uygulamayı indir ve size en uygun psikologu eşleyelim, ücretsiz ön görüşmenizi yapın ve alanında uzman psikologlarımızla görüşün.